Kategori: Kulüpler

Seninle birlikte 1 Kişi bu yazıyı okuyor.

Adana Gençlik Sarayı

Adana Gençlik Sarayı

Tüm Adanalı basketbol severler için çok önemli bir mabet di Gençlik. Hüsnü Çakırgil’den, meşhur Asfalt Rıza’nın oğlu Hamit Prodan’dan Aşk-ı Memnu’nun yıldızı Kıvanç Tatlıtuğ’a kadar tüm basketbolcular için okul olmuş bir yerdi Gençlik Sarayı. Alaattin Atsal da orda basketbol oynadı oğlu Atahan da, M. Ali Kıraç da orda basketbol oynadı oğlu Cihangir de ama benim oğlum maalesef orda basketbol oynayamayacak.
Adana’nın merkezinde oluşundan mıdır yoksa bir kere adının çıkmasından mıdır Adana’nın en iyi basketbolcuları günün ilk ışıklarından başlayıp ışıklandırma yardımıyla gece geç saatlere kadar basket oynarlardı. Ömrümün bir kısmı oradaki çemberlere top atarak geçti.
4 tane potası vardı. Bu 4 pota sanki sınıflandırılmış gibi kendiliğinden paylaşılmıştı. En iyi oynayanlar sosislisi ve tostuyla meşhur büfesinin hemen yanındaki potada, biraz daha genç olanlar ama yine çok iyi oynayanlar hemen karşısındakinde oynarlardı. Basketbolu biraz daha zayıf olanlar ve yaşı küçükler bu sahayla dip dipe olan diğer sahanın potalarını paylaşırlardı.
Çoğu zaman normalde çarşıya çıkmış olanlar bile dayanamayıp içeri dalar ve bir maç yapmadan geri çıkmazlardı. Gençlik’in kapısında sanki yoklama alınıyormuş gibi tüm tatil vakitlerinde eksiksiz bir şekilde orda toplanırdık. Turnuva üstüne turnuva yapardık veya kazanan hep sahada kalırdı ve oynamak isteyen 3 sayı çizgisinden tek atış yapardı. İsabet kaydeden oynama hakkı kazanırdı ama bu öyle kolay olmadı. Bazen 4 takım varsa tamamı aynı anda sokardı 3 sayılık şutu. Kimi zaman oyuna başlamak için bile yarım saat geçerdi.
Açık hava olmasına rağmen Spor Sergi Sarayı’nın İstanbul’a yarattığı havayı biz Adanalılara yaşatırdı. Basketbol camiasından birisini arayan hafta sonu Gençlik’e geldiği anda aradığını bulurdu. Portatif tribünleri her zaman doluydu. Yoldan geçenler, oyun için sırasını bekleyenler, arkadaşlarını izlemeye gelenler bazen o kadar fazla olurdu ki tribünde oturacak yer dahi bulamadığımız olurdu.
2. ligde oynayan ya da Adana’nın iyi kulüplerinde oynayan basketbolculara karşı hiçbir kulüp deneyimi olmayan ama iyi basketbol oynayan oyuncular karşılaştıkları zaman ortaya büyük bir kapışma çıkardı. Kulüplerde oynamayan oyuncular aslında biz sizden iyiyiz mesajı vermek için ellerinden geleni yaparlardı.
Henüz Adidas’ın ve Rebook’ın Sokak basketbolu turnuvalarının moda olmadığı dönemlerde Gençlik de Bahar Turnuvalar oynanırdı. Hem de çift pota. Hüsnü Çakırgil’in Güney Sanayi formasıyla oynayıp şampiyonluk yaşadığı bu turnuvanın son kazanan takımının oyun kurcusuydum. İstanbul da Spor Sergi’nin başına gelenler bizim Gençlik’in de başına geldi. Adana’nın spor düşmanı belediye başkanı Aytaç Durak tarafından tarihine hiç bakılmadan yıkılan Gençlik Sarayı’nın yerinde şu anda bir park bulunuyor. Sanki Adana da hiç park yokmuş gibi hemen dibinde Atatürk Parkı gibi kocaman bir park varken bizim mabedimizi yıktılar. Adana DSİ formasıyla düzenlenen son Bahar Turnuvasını kazanmıştım. Üzerine birçok şampiyonluk kazandım ama basketbolu öğrendiğim ve geliştirdiğim yerde kazandığım şampiyonluğu hiçbir şampiyonluğa değişmem.
Aslında çöküşü önceden görebiliyorduk. Bu kadar çok gencin olduğu yere zamanla art niyetli kişiler de takılmaya başlamışlardı. Güvenlik zafiyetleri buraya gelen kişilerin profilini biraz olsun etkilemeye başlamışlardı. Şikâyetlerimiz artınca buraya bir bekçi koydular ama bu bekçi bu sefer bizi dahi içeriye almamaya başladı. Kart uygulamasına geçildi ama doğal olarak oturtulamadı.
Sonra yıkım kararı geldi. Eylem yaptık, yıkılmasın diye uğraş verdik ama nafile. Acımadan yıktılar. Hemen karşısına uyduruk hatta dandik bir yer yaptılar ama sahası uygun değildi, tribünleri yoktu ve sahaya girebilmek tam anlamıyla bir meseleydi. Belki potaları çok daha iyiydi ama hiçbir zaman Gençliğin yerini tutmadı.
Gençlik Sarayının müdavimleri Balcalı da bulunan üniversiteye ait tesislere attılar yani Adana’nın bir ucundan bir diğer ucuna geldiler. Merkezden bir hayli uzaklaştılar. Hala da onları orda bulabilirsiniz. İlgi arttıkça Balcalı da büyüdü gelişti. Mevcut basketbol sahalarına yenilerini eklediler. Gençlik tayfasını ise o gün bugündür havuza en yakın sahada yer alan potalarda bulabilirsiniz. Bir hafta sonu yolunuz düşerse kafanızı çevirin ve havuzun yanındaki potanın hemen karşına göz atın. Gençlik camiasını orda bulacaksınız.

BeğenmedimBeğendim { 3 kişiden 3 puan }
  • Facebook
  • Google
  • StumbleUpon
  • TwitThis
  • MySpace
  • Technorati
  • del.icio.us
  • Digg
  • Reddit

Yazar Hakkında

İlker KESER tarafından 22 yazı Basketbol Haber sitesine eklendi.

1979 Adana doğumlu olan M. İlker KESER, 1989 yılında başladığı keyifli basketbol hayatına, 1990 yılında Adana DSİ ile devam etti. 2002 yılında Mustafa Kemal Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Yıldız ve genç takım kaptanlığı yaptı. Halen, Hatay Basketbol İl Hakem Komitesi’ nde Genel Sekreter olarak görev yapmaktadır. Mezun olduğu tarihten bu yana Beden Eğitimi Öğretmeni olarak görev yapan M. İlker KESER evli ve bir çocuk babasıdır.

Mail Gönder

4 Yorum

Sende aşağıda düşüncelerini bizlerle paylaşabilirsin.

NOT: Lütfen, yorumlarınızı düzgün, okunabilir ve en önemlisi dilbilgisi kuralları içerisinde yazınız. Hatalı ve Türkçe Dilbilgisi Kuralları' na uymayan yorumlar kabul edilmeyecektir.

  1. storm diyor ki:

    yazık olmuş böyle mekanlar koruanbilmeli bizimde istanbul vatan caddesi yan yolunda böyle bir mekanımız vardı gidip orda bizden yaşça büyük abilerin iddialı maçlarını izlemeye bayılırdık.basketbol sevgimizde o sahalarda başladı

  2. ismail ahmet şahin diyor ki:

    Bu yazıyı okuyunca çok eskilere gittim. yanlız ilker keser smli arkadaş bu yazıyı yazdı ise br gariplik var. eğer yanlış anlamadıysam1979 doğumlu olan biri hüsnü çakırgille hamit prodan le orada oynamış olamaz diye düşünüyorum :) ben 1970 doğumluyum o fotografta olan hamit prodan abimle az oynamadım o gençlikte biz o jenerasyonun bir sonrasıydık. yeni yetme iken abilerimizi izlemek, eksik olunca onlarla oynamak hepimize gurur verirdi. ya biz 15 yaşında iken abilerimiz 20li yaşların üzerinde idi. yani 1979lu biri orada ancak pamuk şeker yerken seyretmiş olabilir. bu arkadaş benimle bile oynamış olamaz. Yavuz Öngel’in takımında yıllarca oynadım. Hamit abiler genç takımda oynarken biz de minik takımda oynuyorduk.güney sanayi kapanması sonrası seyhanspor yılları başladı. yıllarca o sıcaklarda sabahtan akşama kadar hatta hava karardıktan sonra bile orada top oynadım. su simit ayran şalgam bici bici ve paramız olursa dürüm :)
    yazan arkadaş bir şey atlamış bir dönem o ikinci sahada şişme bir salon vardı. sıcakta içine girmek her babayiğidin harcı değildi.
    amerikalılar gelirdi onlara basketbol dersi verilirdi. :))) gerçekten de kazanan takım sahada kalırdı turnuvalarda herkes sırasına riayet eder büyükler takımlarını kurardı. gizli bir hiyerarşik yapı vardı. keşke yıkılmasaydı her önünden geçtiğimde içim cız eder. o yüksek fens tellerinin, o ahşap basamaklı portatif tribünün hala orada olduğunu hayal etmeye çalışırım.

  3. Murat İnan diyor ki:

    İsmail ciğim güzel ifade etmiş
    bir dönem hayatımız gençlik sarayında geçmişti
    oranın ayrı bir havası vardı
    bende ne zaman oradan geçsem yağmurun altında şut atan Metin abiyi
    Şalvarla ve elinde kocaman teyple maç yapmaya gelen Kürt Mehmeti
    Sizler yazmamışsınız ama maç aralarında seyrettiğimiz bitişikteki sosyetik tenisçileri
    Köşedeki o ilkel ama keşke şimdi yerinde dursaydı dediğimiz soyunma odalarını
    ve orada yaptığımız harika maçları hatırlarım.
    Adananın katili Aytaç Durak Maalesef bu çok önemli tesisi yıktı sanki Atatürk parkı çok küçükmüş
    gibi burayı parka dahil etti
    Bu işi yaparken de size karşı tarafa bunun yerine saha yapıyorum demişti
    Şu anda o kötü saha da yüzme havuzunun otoparkı oldu
    Gençliğin yerini adanadaki hiçbir saha tutamadı tutmasıda mümkün değildi zaten
    Yazar üniversite demiş ama Gençlik sarayı şehrin göbeğinde ve o zaman herkes için yürüme mesafesindeydi
    Tek kelimeyle yazık oldu oradan her geçişimde bu tesisin katillerine güzel düşüncelerimi yollarım!!!

  4. ismail ahmet şahin diyor ki:

    Murat, Metin abiyi, kürt Mehmeti, Hamit abiyi, Ömer arıkanı, Hasan Nadir Nadirleri, Osman Ciritciyi, Şiarı,Murat Ünal’ı Hakan Göksel’i Fırat Kanan’ı Onur Özsoy kardeşimizi rahmetli Orhon AKVERDİ, Halit BAŞDAŞ ve Hüseyin SAYILIR’ı, aklıma gelmeyen başka bir sürü isim beni affetsinler orada hala oynuyorlar bence :).

Geri Bildirimler


Yorum Yap

Sende aşağıda düşüncelerini bizlerle paylaşabilirsin.

NOT: Lütfen, yorumlarınızı düzgün, okunabilir ve en önemlisi dilbilgisi kuralları içerisinde yazınız. Hatalı ve Türkçe Dilbilgisi Kuralları' na uymayan yorumlar kabul edilmeyecektir.

TÜM HABERLERE VE YENİLİKLERE ANINDA ULAŞIN

Basketbol Haber RSS Üyeliği

veya, email üyeliği edinin:

Bu alana reklam verebilirsiniz
Advertise Here
Advertise Here
  • Son Yazılar
  • Popüler Yazılar
  • Yorumlar
  • Etiketler
Advertise Here

Sosyal Paylaşım

Sponsor

Dansçı Kızlar

Slayt Gösterisini izleyebilmek içinFlash Player kurmalısınız.

Online Ziyaretçiler

  • 24 Kişi Online

Takvim

Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Kategoriler

Arşivler