2.5 milyon Euro’luk Partizan, Panathinaikos ve Barcelona’yı yenip harikalar yarattı.
Oysa 16 milyon Euro bütçesi olan F.Bahçe Top-16’ya kalamadı. Efes de 18 milyonluk kadrosu ile idare etti. İşte örnek bir hikâye:
EFES Pilsen, Siena karşısında sezonun; belki de son 5 yılın en iyi performansıyla galibiyete ulaşırken, Avrupa’da küçük bütçeli bir takım büyük işlere imza atmaya devam ediyor. Bu takım Sırbistan basketbol ekolünün en güçlü temsilcisi Partizan…
ANCAK yeni milenyumun mevcut ekonomik şartlarıyla artık sadece dünya ve Avrupa yıldızlarının çıkış noktası olarak kalabilen Partizan yıllardır o kısıtlı imkânlarıyla Avrupa devilerini yeniyor. Bu sezonsa toplam bütçesi 2.5 milyon Euro olan Partizan sırasıyla Olympiakos, Efes Pilsen, Panathinaikos ve son olarak da bu yılın ’yenilmez armada’sı Barcelona’yı mağlup etmeyi (Uzatmada 67-66) başardı. Son iki galibiyette Eurolig MVP’si Alexander Mariç de sakatlığı nedeniyle oynamıyordu bile.
ETKİLEYİCİ olmadıysa Belgrad ekibinin yendiği takımların bir de bütçelerini sıralayalım: Olympiakos 43, Efes Pilsen 18, Panathinaikos 25 ve Barcelona ise 32 milyon Euro… Yani paranın satın alamadığı galibiyetler için Partizan yetti.
YILLARDIR ekonomik olarak kendinden daha kuvvetli takımlara daha maç başlamadan teslim bayrağı açan F.Bahçe Ülker’e örnek nitelikte bir direnç…
ASLAN PAYI KOÇUN
TABİİ bu mucizenin bir de sahibi var: Koç Dusko Vujoseviç… Vujoseviç’li Partizan, son 4 yıldır aralıksız ’top 16’da -ikisinde de son 8’e kaldı.- Dahası bunu başaran en genç takım unvanı da onlara ait. Takım yapısına bakıldığında da Avrupa’da tutunamayan tecrübeli oyuncularla gençlerin bir karışımı göze çarpıyor. Kecman, Rasiç, Vranes Efes’te kısa dönemlerde de olsa şanslarını deneyip başarılı olamayan isimler. Bo McCalebb ise son yılını Beko Basketbol Ligi’nde Mersin BŞB. formasıyla geçirmişti. Diğer isimlerse 20 yaş ortalamalı, şimdilik isimleri fazla bilinmeyen geleceğin yıldızları…
VUJOSEVIC’İN sistemi, her yıl benzeri yıldızları Avrupa basketboluna katıyor, buna rağmen güç kaybetmeden de yoluna devam edebiliyor. Pionir Arena’daki tüm maçlarda içeri adım attığında herkesin -yöneticiler ve televizyon yorumcuları dahil- tüm oyunculardan fazla onu alkışlamasının esas nedeni de bu… Bizde ise takımına şampiyonluk kazandıran koçların görevden alındığı, altyapıya yatırımın ’NBA’ye adam mı yetiştireceğiz’ diyerek kısıtlandığı, her yıl takımların silbaştan kurulduğu bir sistem var. O da sistem, bizimki de… Hangisi sorunlu acaba?
Kaynak : VATAN GAZETESİ / ADNAN ONARAN
Linki : http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Partizan_Bize_ders_olsun&tarih=05.02.2010&Newsid=285445&Categoryid=5


















