Bütün bunlar bizim daha erken takım olmamızı, sistemin oturmasını ve rollerin belirlenmesini önledi.
'Final serisi bir başkaydı'
Avrupa Ligi'nde Pau Orthez ve Aris'e grupta ikişer kez yenilmemiz beni üzdü. Oysa bu rakipleri altımıza almamız gerekirdi. Bu 4 maçtan 2 veya 3 galibiyet alsak Top 16'ya girerdik. Yine Avrupa Ligi'nde Barcelona ve Benetton gibi çok kaliteli takımları yenebildiğimizi görmek beni çok mutlu etti. Ligin ikinci yarısında oynadığımız basketbol ve ortaya koyduğumuz üstün performans beni çok mutlu etti. Tabii en çok final serisinde mutlu oldum. Bu tartışılmaz. Oynadığımız basketbolla, aldığımız sonuçlarla hiç bir mazerete sebep vermeden net bir şekilde şampiyonluğu kazandık. En çok mutlu olduğum şey de kupayı kaldırmak ve 100'üncü yılda hep beraber tarihe geçmemizdi. 200'üncü yılda da, belki görmeyeceğiz ama 100. yılda şampiyonluğu Bir Fenerbahçeli olarak şampiyon olmak çok güzeldi. 100. yılda şampiyonluk da işin tuzu biberi oldu. Allah bize nasip etti. Fenerbahçe çok büyük bir kulüp, insanların şampiyonluktan sonra ve hatta önce bana olan sevgilerini belirtmeleri, "Aydın hoca seninle beraberiz, çok teşekkür ederiz" demeleri de gurur vericiydi. Fenerbahçelilik başka bir duygu. Diğer takımlara da saygı duyuyorum çünkü bu takımlar sayesinde Fenerbahçe büyük. Gelecek sezon için yönetim ile daha konuşmadık. Hedeflerimiz belli ama izleyeceğimiz politika belirlenmeli. Aslında benim de anlaşmam 3 yıllıktı ve bu süre doldu. Kulübümün benimle de, devam edip etmemem konusunda görüşmesi lazım. Ona göre diğer konularda karar vereceğiz. Ama genelde yabancılardan memnunum. Ira Clark ve Eddie Basden zaman zaman az dakika aldılar ama ikisi de spor ahlakı yüksek, takımın kimyasında büyük rolü olan isimler. Aslında çok zor bir karar bekliyor bizi.
'Kimyayı bozmamak lazım'
Kaliteyi yükseltelim derken, takımın kimyası ile fazla oynamanın doğru olmayacağını düşünüyorsunuz. Bir taraftan çok sert bir Avrupa Ligi bizi bekliyor. 5'inci yabancıya da sıcak bakmıyorum ama olmayacak da demiyorum. Federasyonun yabancı konusundaki kararını bekleyeceğiz.
'Risk aldık, Semih ve Oğuz'u kazandık'
Kambala'nın yerine oyuncu aradık ama sıra dışı birini bulamayınca transfer yapmadık. NBDL'de 1-2 iyi oyuncu bulduk ama yeni bir takım, yeni bir çevre derken uyumları zaman alacaktı. Ben de başkan ve yönetime 'Semih ve Oğuz ile devam' kararını bildirdim. Onlar da destekledi. Bunu yapmak zorundaydık çünkü risk almadan bir yerlere gelemiyorsunuz. Çocuklar da çok iyi çalıştılar, müthiş çaba gösterdiler. Takım savunmasının en önemli öğeleri oldular. Bütün yardımları yapan, boyalı bölgeyi koruyan onlar oldu. Final serisinde rakip pivotlara zor sayı imkanı verdiler. Ama her şeyleri tamam mı? Hayır. Çok çalışmaları ve özellikle hücumlarını geliştirmeleri lazım. O zaman çok büyük oyuncu olacaklar.
'Mrsic gibi bir sporcuyu az tanıdım'
Damir Mrsic gibi bir sporcuyu çok az tanıdım. Nüfus kağıdına bakmamak lazım. O spor ahlakı yüksek, kuvvetli, çalışmasını hiç ihmal etmeyen gerçek bir profesyonel. Final serisinde kenardan gelerek ne kadar etkili bir oyuncu olduğunu gösterdi. Ona da saygı duyuyorum ve teşekkür borçluyum. Benimle ilk iki yılında, takımın en fazla dakika alan ismiydi. Ama bu sezon kenardan gelmesine ve müthiş bir değişim geçirmesine rağmen en ufak bir şikayette bulunmadan büyük bir olgunlukla hem kaptanlığını yaptı hem de katkı sağladı.
Efes Pilsen'e teşekkürler
Efes Pilsen benim için çok önemli bir kulüp. 17 sene çalıştım. Antrenörlüğüm orada pekişti, kariyerimi orada yaptım. 14 tane kupa aldım, Koraç Kupası'nı kazandık. Ama kader bu. Şimdi F.Bahçe'deyim ve çok mutluyum burada olmaktan. Ama Efes Pilsen kulübü her zaman özel bir yere sahip kalbimde. Onlara da teşekkür borçluyuz. Final serisinde jest yaptılar, taraftarlarımıza kapıları açtılar.
SABAH