|
Cuma, 02 Kasım 2007 10:55 |
Her ne kadar sürekli, ‘Final Four oynamak için 35 milyon Euro gerekir’ diye beyinler yıkansa da, dün bu fikrin çok da geçerli olmadığı ve bir iki akıllı hamleyle sonuca ulaşılabileceği düşüncesi yine ağır bastı.
|
|
Sezon başında Vidmar ile Preldzic transferlerini eleştirirken düşündüğümüz de buydu aslında. Çok daha hazır oyuncular katılmalıydı ‘Şampiyon’ Fenerbahçe Ülker takımına! Çünkü zaten geçen sezon inanılmaz bir ivme yakalanmış, takımdaki gençler kazanılmıştı. Barça karşısındaki geri dönüşe bakın, sahada sadece geçen seneki takımın ruhu vardı. Vidmar sıfır çekerken, Preldziç oyun koptuktan sonra 5 sayı attı. Oysa ki Fenerbahçe, Barcelona deplasmanında galibiyete çok yaklaşmıştı. Bunun için gerekli olan, şampiyon kadroya yapılan takviyelerin de oyuna katkıda bulunması ve zor anlarda sorumluluk almasıydı. Dünkü maçı izledikten sonra, acaba kaç kişi kaybedilen galibiyete yandı, kaç kişi ‘Biz geleceğin takımını kuruyoruz’ bahanesini hatırladı! Eğer sözkonusu forma Fenerbahçe’ninkiyse, kimse geleceği planlarken, bugünün de önemli olduğunu aklından çıkarmamalı. Temsilcimizin Barça önünde ayakta kalan isimleri Ömer ve Solomon’du. Daha sonra ribaundlarda, Mirsad da onlara katıldı, savunma sertleşti, skora denge geldi. Ancak kadro zenginliğini sahaya yansıtan Barça, Pepe Sanchez’in şiir gibi basketboluyla galibiyete ulaştı. İspanyollar’ın ilk yarıda farkı açarken yaptıkları en akılcı iş, topu devamlı pota altına sokmalarıydı. Hem de bir hücumda yapılan 8-9 pas sonrası... Fenerbahçe ise en fazla 4 pas sonra, ki bunların hepsi boyalı alanın dışındaydı, topu potaya attı. Fark 15 sayılara çıktıktan sonra klasik Fenerbahçe sahaya çıktı, oyun kontrolünden kopup, sistem ya da sistemsizlik unutulup bireysel yetenekler sahaya çıkınca fark kapandı. Acaba, Fenerbahçeli oyuncuları hep böyle serbest mi bırakmalı! FANATİK / ÜMİT AVCI |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|