Bu sene Galatasaray Cafe Crown’dan Tarsus belediyesine transfer olan Bengü (TÜRK) Arseven’in kardeşi olan Oğuzhan TÜRK’ün basketbol ile tanışması böyle olmuştu. Çavuşoğlu Kolejinden başlayan bu uzun hikaye bugun eğitimi için geldiği Avrupanın sayılı okullarından biri olan “Budapest Corvinus University” nin basketbol takımından, Macaristan 1.ligi takımı olan Univer Kecskemete transfer olması ile sonuçlanmıştı. Ama anlattıkları gösteriyorduki gerçek hikaye onun için şimdi başlıyordu…
- Bize biraz kendinden ve ailenden bahsedermisin, basketbola nasıl başladın?
1985 İstanbul doğumluyum. Budapeşte Corvinus Üniversitesi işletme bölümünde 3. sınıf okuyorum. 4 kişilik bir aileyiz. Kendim gibi basketbolcu bir ablam var. Bu sene evlendi ve artık 3 kişiyiz. J Birbirine çok bağlı bir aileyizdir. Beraber veya baska yerlerde bile olsak bu hiç değişmez. Onlar benim için herseyden önce gelir. Basketbola ablamın desteği ile onunla beraber turnuvalarına ve maçlarına giderek başladım. - Bugüne kadar hangi takımlarda basketbol oynadın?
Çavuşoğlu Kolejinde okul ve klüp takımınlarında 4 yıl daha sonra yarım sezon Bakırköyspor’da oynadım. Ardından Galatasaray’da Yıldız ve Genç takım sezonları olmak üzere 4 sene oynadım. - Galatasarayda genç takım sezonundan sonra Macaristana gelmendeki sebep neydi?
Öncelikle küçüklüğümden beri aşık olduğum renkleri bırakıp gelmeyi bende hiç istemezdim. Ancak hiçbir şekilde ben dahil hiçbir oyuncu ile ilgilenilmemesi beni çok üzdü. Ve baktığımda kendi adıma olumlu olabilecek hiçbirsey gormedim. Galatasarayı böyle bırakmayı hiç istemezdim. O sene hiçbir takımlada gorüşmem olmayınca 2.ligde oynayıp eğitimi aksatmak yerine ağırlığı eğitimime verdim. Macaristana gelmemdede babamın yıllardır burayla iş bağlantısı olması ve birçok kişiden okul hakkında iyi referans almamız etkili oldu.
- Daha sonra okula başladın ve nasıl gelişti olaylar?
Okula başladığım ilk sene universite takımında hazırlık öğrencisi olmama rağmen freshman öğrencileri kadar 15 dakika ortalama ile oynadım. Ardından 4 ay süren bir sakatlık geçirdim ve 1. sınıfa başladığım sene çok iyi bir sezon geçirdim. Bu beni daha cok çalışmaya yöneltti 4 ay cok uzun birsureydi ve cok geri kalmıştım. Ama günümün okuldan kalan her dakikasını çalışarak geçiriyodum cunku ya basketbola devam edicektim yada artık küçüklükten beri olan hayallerim son bulacaktı. Ardından 2. sınıfta 30 dakika ortalama ile gerçekten iyi bir sezon geçirdim. - 1.lige transfer olman nasıl gelişti biraz anlatırmısın, nasıl karşılandın yeni takımında ?
Geçen yaz İstanbuldayken bana beni birtakım kişilerin izlediği haberi geldi. İstanbulda bir çok basketbolcu arkadaşımla özel idman yapıp yeni sezonda olabilecek her türlü süprize kendimi hazırladım. Ve Univer Kecskemet takımının yaz kampından try-out için çağrıldım. İdmanlar ve hazırlık maçlarından sonra görüşmeler olumlu geçti ve anlaştık. En büyük sürpriz ise gördüğüm ilgi oldu. Yaşadığım şehir 150.000 kişilik biryer ve heryerde insanlar tarafından tanınıyosunuz. Maçlarda son derece güzel bir taraftar ortamı oluyor. Ve ayrıca tarihte Tekirdağ ve Kecskemet şehirlerinin kardeş sehir olması benim transferimi daha anlamlı hale getirdi. - Macaristandaki hayatından biraz bahsedermisin, buradayken en çok neyi özlüyorsun? Yeni takımındaki ortam ,okul hayatın ve boş zamanlarında neler yapıyorsun?
İlk 2 sene Budapeştede olan hayatım üniversite takımı ve okuldan mevcuttu. Ancak suan 80 km uzaklıkta olan klubüm tabiî ki okul için birtakım zorluklar doğuruyor. Günde çift idman olduğu için bazen okulum aksıyor ama klubüm bana her türlü olanağı sağladı ve onlarda bana çok yardımcı oluyorlar. Burdayken en çok ailemi ve annemin yemeklerini özlüyorum. Takımdada gerçekten çok güzel bir ortam mevcut. Boş zamanlarımda ise takım arkadaslarım olsun okulumdaki türk arkadaşlarımla zaman geçirmek benim için en büyük zevk. Özlediğim türk yemeklerini yapan arkadaşlarımın davetlerine gidiyorum. Sinemaya gitmeyi çok seviyorum onun dışında evde oturup internette ailemle sohbet ederim.
- İlerideki hedeflerin nelerdir, kendine özel bir hayalin varmı? Macaristan avrupada çok duyulmuş takımlara sahip değil, Türkiyeden bir teklif gelse dönmek istermisin?
Şuan öncelikle eğitimim son 2 senesi bitinceye kadar burada olmak istiyorum. Daha sonra mutlaka biryerlerde birşekilde devam edicem bu Macaristan olur veya başka biryer olur onu bilemiyorum. Her oyuncunun hayalleri vardır ama benim için özel olanı birgün Galatasaray formasıyla tekrar maça çıkabilmek.Tabiî ki Macaristan Basketbol olarak avrupanın sayılı liglerinden biri değil ancak burada çok güzel bir basketbol ortamı ve genç oyunculara büyük bir ilgi var. Maçlar 4-5 bin taraftar ile oynanıyor. Türkiyeye dönmek istemem diyemem ama suan baktığımda artık oturmus kadrolar ve fiziğe dayalı oyuncu seçimleri var. Yani Türkiyede fizik üstünlüğü ve biryerlere gelmenizde arkanızda destek olması gerekli. Buna şahit olduğunuz zaman bütün çalışma hırsınız gidiyor.
- Kendine örnek aldığın oyuncular kimler?
Oyun stili olarak beğendiğim nbada ve avrupada oynayan birçok oyuncu var. Türk oyuncu olarak çok sevdiğim biri olan Tutku Açık gibi olmak isterim. Ve ileridede insanların hafızasında bir Harun Erdenay gibi kalabilmek büyük bir gurur olurdu. 9. Son olarak kendi çaban ile geldiğin sana göre daha yeni bir başlangıç olan bu başarında en büyük desteği kimlerden gördün ve o insanlara söylemek istediğin birsey varmı ? Öncelike ailem sürekli yanımdaydı. Basketbol benim için hiç anlatılmaz birsey ve onlar bunu bildikleri için hep bana destektiler bunun için en büyük teşekkürüm aileme. Ben bugünümü ve geçmişimi unutmayan bir yapıya sahibim. Mesela yıldız takımdaki antrenörüm suan Migros Bayan Basketbol takımı antrenörü olan Ömer Petorak ağabeyimin oyunculuguma cok sey kattıgını düşünüyorum. Aynı sekilde Genc takımdakı yardımcı koçumuz Kemal Bursalı ve Çavuşoğlundaki idari Menajerimiz Yıldıray Yıldırım ağabeyime ve bu transferimde büyük emeği olan Serdar Ortakuyu’ya çok teşekkür ediyorum. Sizede bana göstermiş olduğunuz bu yakın ilgiden dolayı teşekkür ederim. Mehmet Başaran – Macaristan A.A |