|
Perşembe, 15 Kasım 2007 09:49 |
RAKİBİ küçümsemenin nelere malolabileceğini, Fenerbahçe Ülker az kalsın çok ağır bir dersle öğrenecekti. Mütevazı bütçeli, kendi salonu yetersiz olduğu için Euroleague maçlarını komşusu Clermont Ferrand’da oynayan Roanne, ilk 15 dakikada öyle bir oyun tutturdu ki, sahada bir NBA takımı var sandık. İkinci çeyreğin ortasına gelindiğinde Fransız ekibi 16 sayı farkla öndeydi ve 46 sayı üretmişti.
|
|
Chorale Roanne’ı bu kadar iyi gösteren, Fenerbahçe Ülker’in savunmada elini bile kaldırmaya üşeniyor olmasıydı. Sarı-lacivertli oyuncular, ‘Rakibin en önemli oyuncusu bizde dikiş tutturamamış Salyers... Ateş olsa cürmü kadar yer yakar’ diye düşünmüş olacaklar ki, ilk dakikalarda hiç mücadele etmediler. Sonra Tanjeviç, Solomon’u kenara alıp uyardı, kenardan gelen Vidmar müthiş bir katkıyla arkadaşlarını uyandırdı ve devre sadece 5 sayıyla kapandı.
2. yarıda, kapasitesi kısıtlı Fransız takımının, aynı ritmi koruyamayacağı ortadaydı. Ama Fenerbahçe Ülker gerçek kimliğini bulabilecek miydi? İlk 2 dakika içinde skora eşitlik gelince, 2. yarının ilk 20 dakikadan çok farklı geçeceği belli oldu. Mirsad ribaundlara daha bir asılıyor, Ömer savunmasıyla rakibin atıcılarına boş şut şansı vermiyor, Solomon şut sokamasa da soğukkanlı tavrıyla takımı iyi yönetiyordu. Vidmar’ın kaldığı yerden Oğuz devam etti ve 3. çeyreğin sonunda 3 sayılık avantaj yakalayan Fener, bir daha arkasına bakmadı. Roanne 3. periyotta yalnızca 12 sayı bulabilmişti (10’u serbest atışlardan!)
Bu önemli galibiyetle Fenerbahçe Ülker, ikinci tura göz kırparken, takım olma yolunda da dev bir adım attı. 40 sayı üreten Roanne’lı Salyers’ın (9/11 şut, 6/13 üçlük, 4/5 serbest atış) çabası olağanüstüydü ve alkışı hak etti elbette ama tek bir oyuncunun bir takımı yenemeyeceğini dün bir kez daha gördük. STAR / YİĞİTER ULUĞ |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|