|
Cuma, 04 Ocak 2008 10:25 |
Efes’in dün kazanması demek, liderlik için çok önemli bir avantaj anlamına geliyordu. Çünkü Lietuvos ve Malaga karşısında alınacak galibiyetler temsilcimizi zirveye çıkaracaktı. Ama olmadı... Efes çok önemli bir fırsatı kaçırdı. Kalan 4 maçta temsilcimiz artık 3. sırada yer alabilmek, hatta 4. sıradaki yerini korumak için çalışacak.
|
|
En önemli silahı Nicholas’la birlikte aynı pozisyondaki Serkan’ın da bu maçta oynamaması Efes için büyük bir handikaptı. Ancak Gregory ile Penn’in oyuna çok etkili başlaması, savunmadaki sertlik ve hızlı hücumlar temsilcimizin maçı önde götürmesini sağladı. Her şey çok güzel gidiyordu, 9. dakikada fark 9 sayıya kadar çıktı. Ancak 1 dakika içinde rakip 8 sayı buldu, özellikle son saniyede orta sahadan attıkları, moralleri çok bozdu. Kopacak maç tekrar rakibin önüne kondu. 2. çeyrekte Hutson’ın oyuna girmesi Efes’in savunmada sertliğini de bozdu. Katash döneminde dengesiz bir takım görümündeki Maccabi de Zcika Sherif ile birlikte hücumları daha akıllı kullanınca, fark da açıldı. Efes ise rakibine sadece dışarıdan cevap verme yoluna gitti, pota altını kullanmayı hiç denemedi. Özellikle rakibin iki uzunu 4 faule ulaşmışken, son çeyreğin ilk 5 dakikasında topun bir kez bile içeriye sokulmaması yenilginin başlıca nedeniydi. Efes’in zaman zaman 3 guardla oynamasına rağmen pas alışverişinde bu kadar hata yapması kabul edilir gibi değildi. Maccabi’de ise ilk maçın yıldızı Esteban, Morris ve Fizer ile birlikte pota altını darmadağın etti. İlginç olan, ribaund ortalaması Efes’in çok altında olan rakibin, tıpkı ilk maçtaki gibi ribaundlarda temsilcimizi ezmesiydi. Sakatlar, şanssızlıklar, rakibin müthiş yüzdeyle hücum etmesi ve tribündeki az sayıdaki seyircinin maçı sessiz sedasız izlemesi... Bunlar Efes’in dünkü maç için üretebileceği bahaneler. Efes yapması gerekenleri yapmadı, rakibi hiç zorlamadı ve çok rahat lider olabileceği grupta birincilik şansını bitirdi. Bunlar da üzücü gerçekler! FANATİK / ÜMİT AVCI |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|