|
Cuma, 25 Ocak 2008 09:43 |
Fenerbahçe, Panathinaikos’a hiç direnmedi, fark yedi... Belli ki gözler çoktan, son hafta Partizan ile oynanacak kader maçına çevrilmişti.
|
|
Panathinaikos deplasmanında Fenerbahçe Ülker’in galip gelmesini beklemek çok büyük bir hayalcilik olurdu ancak bu kadar silik bir görüntü de TOP 16’yı son iki maça çıkmadan önce garantilemiş bir ekibe hiç yakışmadı. Temsilcimiz çok kötü bir gününde olan ve sadece iki oyuncusu çift haneli sayılara ulaşan rakibi karşısında maçın ilk periyodunda önemli bir fırsat yakalamıştı. Belki saçma sapan top kayıpları ve kaçırılan fauller olmasa, oyuncular maç öncesi inanmadıkları ‘kazanabiliriz’ düşüncesine maç sırasında inanacaklardı. Ama Fenerbahçe maça hiç konsantre olmamıştı! Rakibe fazla sayı attırmayışımızın ana nedeni de savunmadan ziyade sertlik olunca ilk çeyrekte ciddi bir faul krizi ortaya çıktı, ikinci çeyrekte düzen iyice dağıldı. İlk periyot 16-15 ev sahibinin üstünlüğüyle geçildikten sonra, ikinci çeyrekten itibaren Jasikevicius’un oyuna ağırlığını koyması, pota altında ise Oğuz ve Ömer Aşık ikilisinin olduğu bölümde Dikuidis ve Tsartsaris’in çabuklukları Panathinaikos’un skorda öne fırlamasını sağladı. Temsilcimiz de 8. dakikadan başlayarak tam 9 dakika fauller dışında hiç skor üretemeyince ara iyice açıldı devre 42-29 kapandı. İlk yarıda etkili olan tek isim Solomon ile oynadığı iki oyunlar sonunda potaya ulaşan Vidmar olarak göze çarptı. Yine aynı alışkanlık İkinci yarıya Kinsey iyi başladı, art arda basketlerle farkı azaltmaya başladı ama Fenerbahçe’de moda olan işi yaptı, gereksiz bir teknik faul aldı. 9 sayıya düşen fark tekrar açıldı. Bir de Obradovic, oyun kurmadaki sıkıntıyı 3 guardını aynı anda sahada tutarak çözünce, 24. dakikada fark 19 sayıya çıktı: 52-33. Alvertis peş peşe üçlüklerle farkı açarken, Fenerbahçe dış şutlarda yüzde 16’da kalınca skor gittikçe açılmaya başladı. 3. periyot 70-47 tamamlanınca iki takım da benchteki isimlerine şans verdi. Son çeyrekte Fenerbahçe neden yapıldığını pek anlamadığımız, rakibin her topu çok rahat içeriye soktuğu, isteksiz bir alan savunmasıyla oynadı ve maç mahalle maçı havasında tamamlandı. Tek olumlu şey Kinsey’in performansıydı. Ancak şu da gözden kaçmamalı. Kinsey çok iyi bir oyuncu olsa da, İbo’nun yaptığı işi yapacak isim değil. Daha çok White ile benziyor özellikleri. Bu nedenle Kanarya mutlaka, oyun sisteminde çok önemli yer kapsayan dış şutu atacak bir ismi takım içinden çıkarabilmeli. Olmak ya da olmamak Artık Fenerbahçe, her şeyiyle Partizan maçını düşünmek zorunda. Çünkü bu maç dördüncü olmamızı da sağlayabilir, altıncı da... En iyi 6. olarak çıkmak ikinci turda bizi sıkıntıya sokar. Çünkü kendi sınıfımızın üzerinde hiçbir takımı yenemediğimiz ortada. Bu nedenle hayati önem taşıyan Partizan maçı için bir söz de taraftara. Bari bu maçta dolsun İpekçi, Allah aşkına... FANATİK / ÜMİT AVCI |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|