|
Perşembe, 14 Şubat 2008 09:47 |
Kadronuz ne kadar çok yıldızla dolu olursa olsun, sahada ancak savaştığınız ve mücadele ettiğiniz kadar varolabilirsiniz !.. Oyuncularınıza verdiğiniz taktik ve onların kalitesi, rakiple mücadele ve savaşımın, en önemlisi de yüksek motivasyonun ancak arkasından sizi galibiyete götüren itici güç olabilir günümüz basketbolunda... |
|
Efes, dün akşam Euroleague'in son şampiyonu Panathinaikos karşısında, Nicholas'ın olağanüstü performansı dışında yine bir çok hata yapmasına, dışarıdan kötü yüzdeyle hücum etmesine rağmen galip geldi. Böyle bir takıma karşı normal şartlarda bu randımanla kazanmanız çok da olası bir durum değil... Ama dün gece galibiyetin kilidi, Efes Pilsen'in, sezon başından beri ara sıra sadece öncü kıpırdanmalarına şahit olabildiğimiz, o defansif patlamayı sonunda gerçekleştirebilmiş olmasıydı. Hem de, yine sezon başından beri David Blatt'ın "hiç iyi işlememesine rağmen" ısrarla denediği ve hep "çuvalladığı" bol Amerikalılı, match - up zone'u (eşleşmeli alan savunması) lacivert-beyazlı takımın bu kez müthiş bir ahenk, beceri ve süreklilikle uygulamasıydı.
Mükemmel uyumAçıkçası 'bu kadar çok Amerikalı varken bu tip savunma çare olmaz diye' haftalardır debelenip dururken, dünkü Efes Pilsen'in bunu mükemmel bir yardımlaşma ve uyum içinde sergilemesini sevinç fakat bir o kadar da hayretle izledim !.. Madem Efes Pilsenli oyuncular, match - up zone'u bu kadar iyi yapabiliyorlardı, bu hünerlerini neden Panathinaikos maçına sakladılar ?.. Her neyse; bu soru kafamızı kurcalayadursun, biraz şaşırtıcı da olsa, onları dünkü gibi hırslı ve inançlı görmek gerçekten güzel... Eğer Top 16'da şapkadan böyle hoş sürprizler çıkaracaklarsa, beklemeye ve görmeye değer... MİLLİYET / GÖKHAN TÜRE |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|