|
Çarşamba, 20 Şubat 2008 11:02 |
Galatasaray Cafe Crown, çok güvendiği oyun kurucusu Dee Brown’u sakatlık nedeniyle İstanbul’da bırakıp, gurbete çıkmış. Rakip Asvel, Avrupa Kupalarında son derece tecrübeli bir takım. |
|
Hite ile Cüneyt sakat sakat sahada. Bunca olumsuz koşula bir de Fransız takımının ilk dakikalardaki yüzdeli oyunu ve yüksek temposu eklenince 15. dakikada korkutucu bir skor ortaya çıktı: Asvel 40-27 öne fırladı.
İşte o andan itibaren bambaşka bir Galatasaray izledik. Murat Özyer’in öğrencileri rakibin koşup coşmasına izin vermedi, savunmada iyi yardımlaştı ve hücumda Hite’ın bulduğu basketlerle oyundan hiç kopmadı. Cenk yalnızca 9 sayıda kalmış olsa da, Sarı-Kırmızılı formayı giydiği günden bu yana en faydalı oyununu sergiledi. Hüseyin tecrübesiyle oyuna farklı boyutlar getirdi. Ve Galatasaray, küçük çapta bir mucizeye ihtiyaç duyduğu Lyon deplasmanında ‘büyük’ oynadı. Bu koşullarda beraberlik müthiş sonuç.
Beşiktaş Cola Turka ise, Jerusalem deplasmanında sanki ilk turda topladığı 10 galibiyetin arkasına saklanmış gibiydi. İkinci çeyrekten itibaren dağıldılar. Mücadele gücü düştükçe fark açıldı. Hapoel, 27. dakikada 22 sayıyla maçtaki en büyük farka ulaştı. O andan sonra Siyah-Beyazlılar’ın yedekleri sahaya sürmekten başka çaresi yoktu.
Mehmet, Sinan ve Erkan’ın kenardan getirdiği savunma sertliği, Apodaca’nın sayılarıyla birleşti ve bitime 7 dakika kala fark 10’a indi. Galibiyet umudu belirmişti ve koç Ataman’ın önünde bir ikilem vardı: Son bölümü, maçın başında verdiği şansı iyi kullanamayan aslarıyla mı oynayacaktı, yoksa direnerek farkı azaltan yedeklerle mi?
Ataman, tercihini ilk beşten yana kullandı ve fark tekrar açıldı. Son 6 saniyede Sinan’ın üçlüğü gelmese umutlar Kaf Dağı’nın ardında kalabilirdi.
Haftaya çetin bir rövanş bekliyor Beşiktaş Cola Turka’yı... Tur için Akatlar Salonu’nda tribünlerin dolması şart. STAR / YİĞİTER ULUĞ |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|