Çarşamba, 19 Kasım 2008 03:44  

haber menü
TBL Erkek
TBBL Bayan
TB2L Erkekler
Milli Takımlar
ULEB Euroleague
ULEB Cup
FIBA EuroCup
NBA
Avrupa Ligleri
Alt Yapılar
Arşiv
Haber Paylaşım Servisi
Linkler
Reklam
Video Haberler
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
Dev Adamlara Genç Yetenek
Zİrvede İkİ TakIm KaldI
ShaquİlleIn CezasI AçIklandI
NBAde HaftanIn OyuncularI
Utah Phoenİxe PatladI
BU HAFTA
Fenerbahçe Ülker Ecel Terlerİ Döktü
Fenerbahçe BeşİktaşI Fena DağIttI
Solomon FIrsatI İyİ Değerlendİrdİ
Fenerbahçenİn Konuğu Unİon Olİmpİja
TB2Lde Günün Toplu SonuçlarI
Beko Basketbol Lİgİnde 6. Hafta ProgramI
TB2Lde 5. HaftanIn ProgramI
Fenerbahçe İçİn İyİ Gelİşmeler
KarşIyaka TaraftarI Öldürüldü
Beko Basketbol Lİgİ Puan Durumu

İnanmadılar
Cuma, 22 Şubat 2008 22:54
 Evvelki gün babam vefat ettiği için Euroligdeki takımlarıımızın maçları ile ilgili yorum yazamadım.Bu hafta yazmayacaktım ancak gelen mailler beni yazmaya biraz da mecbur etti.Sadece bir tanesini burda örnek göstermem,neden mecbur kaldığımı açıklar sanırım

Baskethaneye Gider


Hocam sizin yazılarınızı okuyunca basketbola ve hayata daha sıkı sarılıyor daha çok çalışıyorum.Yazılarınız bizim gibi genç basketbolcuları motive ediyor.Bir haftadır yorum yazmıyorsunuz.Ne olur bırakmayın."

Her zaman doğru ve dürüst bir insan olmaya çalıştığımdan,şu vefat olayının aslını da açıklamasam sanki içimde bir uhde kalacak gibi.
Vefat eden babam benim üvey babam.Yani 42 yıldır sevgili annemle evli olan ve öz babam gibi sevdiğim ve de saydığım,öz babam da ben çok küçük yaşta vefat ettiği için,o zamandan beri baba diye hitap ettiğim kişi.
Çok iyiliklerini gördüm,ekmeğini yedim,acı tatlı anılarımız oldu birlikte.Vefat ettiğinde kalbimde ve de beynimde ona dair hep iyilikler ve güzel düşünceler hakimdi.Sadece iyiliklerini hatırlıyorum.Sevgili babam Orhan Böhürler..Allah rahmet eylesin..Mekanın cennet olsun..

Vefat deyince,basketbol camiasından kimler geldi kimler göçtü..Sayısını hatırlamıyorum.Ama şöyle bir hafızamı yokladığımda çoğunun ismini ve aramızdaki acı tatlı ilişkileri hatırlıyorum.Hepsinin hayalleri ve hedefleri vardı..Biz de bugün varız yarın yokuz.Kimin ne zaman gideceği belli değil.
Önemli olan,giderken KUL HAKKI ile gitmemek.Gerisi kolay.Allah'ın affı,kullarına şefkati ve merhameti sonsuz.Ümitliyiz.Tabii bu ümit,hiçbir zaman kötü şeyler yapmaya da sevketmemeli bizi.
Kul hakkı derken;kimseyi kırmamaya özen gösterdiysek,kimsenin malını,ekmeğini ve emeğini gasp etmediysek,kimsenin makamına ve mevkisine göz dikmediysek,insanların başarılarını ve zenginliklerini kıskanmayıp haset etmediysek,aldatmayıp hile yapmadıysak ne mutlu bize.
Kim olursa olsun,Allah çalışana verir.Kim daha çok çalışır,emek sarfeder,fedakarlık yapar,bilgiyi araştırıp öğrenir ve de öğrendiklerini meşru zeminlerde uygularsa o daha çok kazanır ve başarılı olur.Ha Yüce Allah kimisine çok iyi imkanlar ve fırsatlar verir,kimine de vermez.Biz yukarıdakilere değil aşağıya bakmalı,kanaatkar olmalı, halimize her zaman şükredip,çalışmaya ve insanlara hizmet etmeye devam etmeliyiz.Güzel bir söz vardır.İnsanların en iyisi insanlara faydalı olandır.Belki bizim de karşımıza daha başka türlü hizmet fırsatları çıkacaktır.
Neticede,basketbol camiası bir aile gibi olmalıdır.Kırgınlıklar bir kenara bırakılmalı,kenetlenmeli ve herkes birbirine faydalı olmaya çalışmalı,sevgi ve saygı çerçevesinde ilişkiler düzeltilmeli,imkanlar birleştirilmelidir.O zaman Türk basketbolu çok daha ileriye gidecektir.
İşte gidenlere hep hakkımızı helal ettik.Peki daha gitmeden bunu yapsak ve hep iyi geçinsek,sevsek sevilsek şu kısacık ömrümüzde daha huzurlu ve daha mutlu olmazmıyız?Bütün amaç mutluluk değilmi dir?.Mutluluk da sevgiyle ve paylaşımla olur.Kıskançlık,haset ve düşmanlıkla asla mutlu olunamaz.
Şahsen ben bi şekilde ilişkilerim ve bağlantılarım olan,tanıştığım tanışmadığım herkese haklarımı helal ettim.Onlar da bana etsin lütfen.Hayat çok kısa.

Yine vefat deyince,basketbolla da bağlantısı olan bir anekdotumu paylaşmak istiyorum sizlerle.
Üç sene önce babam gibi sevdiğim saydığım öz dayım vefat etmişti.Akrabalarım defin için Bandırmaya çağırmışlardı beni.Ancak İstanbulda o gün başlayacak İBB' nin düzenlediği Genç Erkekler Basketbol Turnuvası vardı.Ben de İhlas Koleji Basketbol takımlarını çalıştırıyordum o sıralarda.Turnuvada şampiyon olacak takıma büyük ödüller,kupa,madalyalar ve cumhuriyet altınları verilecekti.
Çok düşündüm."Ben olmasam bu iş olmaz." düşüncesinden nefret ederim.Bütün oyuncularıma her zaman yaptığım toplantılarda bu düşüncenin çok zararlı olduğunu ve bu tür düşüncelerden uzak olmalarını salık veririm.Ancak gerçekten benimle beraber olunca oyuncularımın şampiyon olacaklarına o kadar inanıyordum ki,Bandırmaya ailemi gönderdim,gerekli taziye telefonları açtım ve turnuvaya katıldık.
Üç gün süren turnuvada bütün maçları kazanarak ve de son gün sabah ve öğleden sonra olmak üzere yaptığımız iki maçı da yorgunluğumuza rağmen alarak namağlup şampiyon olduk.Kendi çocuğum gibi sevdiğim oyuncularım madalyaları ve cumhuriyet altınlarını aldılar.Çok mutlu oldular.Nedense antrenöre hiçbir ödül verilmiyormuş.Bana bişey vermediler.Benim için hiç önemli değildi bu.Ancak bu uygulama,Türkiyede antrenörlere ne kadar az değer verildiğinin apaçık bir göstergesiydi.

Şimdi bu anekdotu anlatmamın esas nedenini anlamışsınızdır herhalde.Sisteme,takıma ve şampiyon olacağımıza o kadar inanıyordum ki,bu inancımı çok zor bir tercihi seçerek oyuncularıma da aşılamış oldum.
İşte Fener ve Efes bu haftaki Tau ve Siena maçlarında inanmadılar.İnanmazsanız başaramazsınız.Fenerde Oğuz Savaş,Solomon ve Mrsiç inanmışlardı.Çok iyi oynayarak bu inançlarını sahaya yansıttılar.Ancak kazanmak için takım olmak ve takım olarak hedefe kilitlenip,kararlı olmak ve inanmak lazım.Fenerde Tau'yu da,diğer rakiplerini de hem deplasmanda hem kendi sahasında yenebilecek kapasite var.Ama bu kapasiteyi 40 dakikaya yaymak ve son saniyeye kadar hem savunmada hem hücumda dirençli olmak lazım.Bu da kararlılık ve inanç ile olur.

Efes de ha keza öyle.Maçın yıldızı Ermal son saniye şutunda,daha önce iki kez başarılı üçlük attığı poziyonda kaçırdı.Büyük oyuncular baskı altında rahat olan ve başaran oyunculardır.Onlar bu anlarda panik ve stres yapmazlar.Ama sisteme ve arkadaşlarına tam olarak inanmaları,kafalarında hiç şüphe olmaması lazım.Varsa atmaya çalışmalı ve de başka hiçbir şeye bakmadan sadece görevlerini yerine getirmeliler.
Ha bu arada,Ender'in bu maçta kenara gelirken gösterdiği tepkiler çok yanlıştı.Bi defa üstüste hatalar yapmıştı.İkincisi iyi de oynasa,coach'un o an kafasında binbir tilki geçiyorken,bir satranç gibi önemli taktiksel önlemleri anında hesaplarken yaşadığı stresi o tür tepkilerle daha da artırarak coach'u da oyundan düşürebilen bu tür davranış ve tripler,hem oyuncuya hem de takıma zarar verir.İşte zaten ondan sonra oyuna girdiğinde de hiç verimli olamadı.
Bırak da coach'u yetkililer eleştirsin.
Çok sevdiğim ve saydığım bir büyük bir abimin güzel bir sözü var:
" Biz kişi ile değil işi ile uğraşanları severiz."
Kalın sağlıcakla..

Ahmet Dedeoğlu
RİBAUND Programı Editörü
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

 


 


YAZICIYA GÖNDER ARKADAŞINA GÖNDER



 
EN GÜNCELLER
  Tüm Kategoriler
Antalya Derbisi Uzatmada Büyükşehirin
Mersinde Sakatlık Sıkıntısı
Bahçeşehir Burhaniyeye Yeni Yabancı
Ernak:Hücumda Etkili Oynadık
Togay Bayatlıdan 2010 Uyarısı
Dev Adamlara Genç Yetenek
Shaquilleın Cezası Açıklandı
Garnette Ceza
NBAde Haftanın Oyuncuları
Utah Phoenixe Patladı
Zirvede İki Takım Kaldı
Beko Basketbol Liginde 6. Hafta Programı
19-25-27 Kasım Avrupa Maç Programımız
Üstünlüğümüzü Koruyamadık
Mustafa Abi Ameliyat Oldu
KÖŞE YAZILARI
   Anasayfa arrow Avrupa Kupaları arrow Euroleague arrow İnanmadılar
0.0929

Ziyaretçi Sayısı: Bugün : 1095 | Bu ay : 281161 | Toplam : 10127204
İletişim: info@basketbolhaber.com