|
Çarşamba, 27 Şubat 2008 09:17 |
Aksiyon filmlerine meraklı bir basketbolsevere ‘ULEB Kupası’nda rövanş gecesi için bir senaryo yaz’ deseler, bu kadarını düşünemezdi herhalde... Önce Beşiktaş sahne aldı... |
|
Tıklım tıklım Akatlar’da seyircinin baskısı, rakibin gözünü korkutacağına Siyah-Beyazlı oyuncuları telaşa sürükledi. Üst üste gelen top kayıpları, özellikle Dalmau’nun bir türlü havasını bulamaması, Beşiktaş’ın berabere geçilen ilk çeyrekten sonra ikinci çeyrekte yalnızca 4 sayı farka ulaşabilmesi sonucunu doğurdu. Son çeyrekte müthiş savunmasıyla rakibe potaya bakmayı yasak eden Beşiktaş Cola Turka, Hapoel’in sadece 8 sayısına izin verdi, tur için gereken farkı son 2 dakika içinde yakaladı ve sonra 20 farka koşarak, Kudüs’teki kötü oyununu temize çekti.
Galatasaray Cafe Crown’un işi daha kolay gibi görünüyordu ama Sarı-Kırmızılılarda çok sayıda sakat ve antrenmansız oyuncu olması, üstelik Asvel’in tecrübesiyle ağır basması, turun galibinin son saniyelere kadar belli olmamasına yol açtı. Murat Özyer’in öğrencileri ikinci çeyrekte bir anda dağıldılar ve devrede soyunma odasına 10 sayı farkla geride gittiler. Neyse ki, ikinci yarıda savunmanın canlanması, rakibin yalnızca dış şutlara mahkum edilmesi, skoru dengeledi, tribünleri de ateşledi. Son çeyrekte iki takım da hata üzerine hata yaparken, Galatasaray, Fransız takımının yorulduğunu ve pota altı direncini kaybettiğini çok geç fark etti. Cüneyt’in yönetiminde üçlük bombardımanından vazgeçip, içeri yüklendikleri anlarda galibiyete yaklaştılar ve sonunda tek sayı farkla da olsa istediklerini aldılar.
Ölüp ölüp dirildiğimiz, kalp çarpıntılarıyla geçirdiğimiz uzun bir gece oldu. Ama bir Hollywood prodüksiyonu gibi mutlu sonla bitti, çok şükür. Darısı gelecek turun başına... STAR / YİĞİTER ULUĞ |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|