Allah'ın kendisine bahşettiği üstün atletik yetenekleri ve oyun zekası,savaşçı ve mücadeleci karekteri ile Fener'i sırtlıyor.En kritik anlarda,savunmada ve hücumda devreye giriyor ve Fener'i kurtarıyor.Maşallah diyelim.Allah nazardan korusun." Yukarıdaki paragraflar daha önce yazdığım "Solomonlu Fener" başlıklı yazımdan alıntıdır. Artık Solomon için her maçtan sonra klişe yazılar yazacağımıza, kopyala yapıştır yöntemini uygulamak daha kolay geliyor. İşte Rytas maçında da yaptı yapacağını Solomon.Yaktı Rytas'ı.27 sayı 7 asist ile maçın adamı oldu.Hele ilk yarıda bir hareketi vardı ki bence kesinlikle Euroligde haftanın 1 numaralı hareketi olarak seçilmeli.Dışarıda rakibi Price'ı geçip drive etti.Savunmada üç uzun önünü kesti üçünün arasından Ömer Aşık'a nefis bir underhand/el altı pas verdi ve Ömer Aşık da bu asisti müthiş bir smaçla sayıya çevirdi.Görülmeye değerdi doğrusu.
Fener aslında maça kötü başladı.Arka arkaya fast break sayıları yedi.Bunun nedeni iki tane ağır uzun Vidmar ve Oğuz Savaş'ın beraber oynamasıydı.Geri koşup adamları çabuk alamadılar.Halbuki Tanyeviç Rytas'ı en azından Efes ile oynadığı ilk gruptaki iki maçtan etüd etmeliydi.Rytas'ın en belirgin özelliği tempolu basketbol oynayıp mutlaka fastbreak kovalaması ve uzunlarının dışarıdan çok üçlük atması. İşte Fener'e de maç boyunca attıkları, sadece bu iki özelliğinden kaynaklanan sayılar skorlarının yani 91 sayının yarısından çoktur herhalde.
Fastbreak kovalarken de savunma ribaundu alındıktan sonra ribaundu almayan uzunlarını karşı pota altına sanki 2 numara gibi hızlı koşturuyorlar ve rakibin ağır uzunundan çok daha önce pota altına gelen o uzunu bir veya iki pasta topla buluşturuyorlar.Gerisi ya sayı ya faul. Bir süre bu kolay sayıları yedikten sonra Tanjeviç olayı gördü ve Vidmarı değiştirdi.Hızlı koşan 2.10' un üzerindeki uzunlarımız Ömer Aşık ve Semih Erden'den birini ikili uzun rotasyonunda oyunda tutarak hatta bazen bu iki koşan ve atlet uzunumuzu birarada oynatarak sorunu çözdü. Şimdi bunlardan biri oyundayken Oğuz Savaş ile beraber oynayınca Fener pota altında sayı üretiyor.Özellikle Oğuz o enfes pivot hareketleri ile sırtı dönük top aldığında kolay sayıya gidiyor.Savunmada da rakibin post up oynayan uzununu iri ve kalıplı cüssesiyle iyi tutuyor.İşte onun da handikapı,rakipte Bayramoviç ve Eidson gibi dışardan atan ve dalan iki uzun olunca ayakları çabuk olmadığından ağır kalıyor ve ya şuta çıkamıyor ya da çabuk geçiliyor.Yani burda Rytasdaki uzunlar gibi her takımda böyle dışarıdan atan iki uzun aynı anda pek oynamayacağından bu görevi Ömer Aşık ve Semih Erden çok iyi yapmalı ve Oğuz'u rahatlatmalılar.Dolayısıyla onlar atletik özelliklerini de kullanarak kendilerini savunmanın bu alanında yani 4 numarayı savunma konusunda geliştirmeliler.Tabii ki post up savunmalarını ve de hücumlarını da geliştirmek zorundalar.Yani içeriden sırtı dönük atmalı ve sırtı dönük oyuncuyu tutmalılar. Ha bu iki yıldızımız daha gençler ve bu yetileri kazanacaklardır.Peki bunları henüz yapamadıklarına göre,şöyle diyelim;içeriden post up ta top alsalar da henüz bunu sert ve yardımlaşmalı savunma karşısında skora veya asiste dönüştürebilecek tecrübeye sahip olmadıklarını düşünürsek,neden bunların en verimli olacakları ikili oyunlar oynanmıyor. Mesela tepede Solomon ile pick and roll/perde ve devril ikili oyunlarını bol bol yapmalılar.Fenerin hücumlarına baktığımızda Tanjeviç'in o klasik ve artık rakip kim olursa olsun klişeleşmiş bir hücum setinden başka oyun yok.O oyun olmazsa ver topu Solomon'un eline garibim geçsin rakiplerini,dağıtsın savunmayı ya atsın ya da asist yapsın.Bu bazen tutar bazen de tutmaz.Tau örneğinde olduğu gibi rakibin Plannic gibi 2 metrelik kolları uzun point guardı ve de müthiş bir yardımlaşmalı savunmaları varsa Solomon garibim bir süre sonra yıpranır ve artık insiyatifini kullanamaz hale gelir.O oyundan düşünce de yukarıda girişte dediğmiz gibi diğer oyuncular da düşer ve o yıldız adaylarımız üstün özelliklerini gösteremezler sıradan bir takım haline dönüşür Fener.Ha bu maçta yani Rytas maçında Solomon kenardayken Mrsiç çok güzel yönetti takımı,arkadaşlarını oyunda tuttu.Ancak Tau guardlarının yaptığı baskı ve o müthiş savunmayı yapamadı Rytas da biraz da ondan doğdu Mrsiç'in güzel oyunu.
Şimdi iki gün öncesine Beşiktaş-Hapoel Jerusalem maçına gidelim.Beşiktaşa 16 sayı fark gerekliydi 20 ile kazandı.Ancak bunu tesadüfen yapmadı.Ergin Ataman,Apodaca ve Shumbert üzerine bir oyun hazırlamış.Tabii bu iki oyuncu üzerine hazırlanmış gibi görünen bu oyun daha sonra bu oyuncuların penetre ve pas seçenekleri ile bütün oyunculara sayı opsiyonu sağlayacak hale dönüşüyor.İşte bu oyunlarla ve de tepede Dalmau ve Niceviç'in ikili oyunları ile Beşiktaş,fast break ' i saymazsak set sayılarının yarısından fazlasını atıyor ve rakip ile sete set kaldığında kolay skor üretiyor. Şimdi Fenerde hangi setten kolay ve bilinçli skor çıkıyor.Biri bana anlatsın. Ya değişmek ve yolunda gitmeyen şeyleri değiştirmek lazım.Yenilikleri takip etmek lazım.Her oyuncunun özellikleri ve güzelliklerine göre maçın belli periodlarında onu en verimli kullanabilecek,hem onun hem de takımın mutlu olacağı oyunları sisteme ilave etmek lazım.
Ne yazık ki Tanjeviç değişmiyor.Deplasmanda galip geldiğimiz Aris maçında Rasim Başak bir teknik faul aldı.O teknik faulden sonra Tanjeviç onu kenara bir aldı bir daha o gün bugün sahaya sürmedi.Mirsad'ın sakatlığından sonra bulduğu süreyi çok iyi kullanan ve takıma büyük katkıları olan 4 numarada hem savunmada hem de hücumda çok verimli olan Rasim Başak bi daha yok.Ara ki bulasın.
RİBAUND programında geçen hafta uzun uzun Fener'i konuştuk,tartıştık ve yorumladık.Yorumcum genç yazar Anıl Aksaç,bir hafta önce Tanjeviç ile bir röportaj yapmıştı.Çok sıcak bulmuş Tanjeviç'i.Biz soğuk demedik zaten.Neyse,Anıl dedi ki;" Hocam, Tanjeviç oyuncularını ceza ile terbiye ediyor.Bu tür Rasim Başak örnekleri çok.İşte Hakan Demirel.Daha önce de Preldziç'i bir maçta daha 15. saniyede bir hata yaptığı için uzun süre oynatmamıştı." Yazık oluyor Rasim'e,Hakan'a.Bir de Serhat Çetin vardı.Allahtan Alpella'ya gönderdiler de bol bol oynama süresi alarak bu arkadaşları gibi paslanmıyor ve üstün özelliklerini sergileme fırsatı buluyor. Oyuncular böyle terbiye edilmez. Yukarıda yazdığım gibi Rytas'ın dışarıdan tehdit eden uzunları nedeniyle bu maçta Rasim çok gerekliydi.Gerçi son periodda Preldziç'i 4 numara oynattı ve çocuk da, Bayramoviç dışarıda top aldığında hemen attığını bildiğinden ya da Tanjeviç'in talimatıyla,alınca ayaklarının dibine girerek yani çok iyi savunma yaparak Bayramoviç'i force şut atmaya zorladı ve öldürücü üçlüklerini en kritik yerlerde durdurdu.Burda güzel bir coaching sergiledi Tanjeviç. Ha Sezar'ın hakkı Sezar'a.İlk yarıda da Solomon kenara gelince Hollis Price'ı yani rakibin süper point guardını süper dış adam savunmacımız ama hücumda 2 numara oynayan Ömer Onan'a verdi.Point guarda savunması zayıf olan ama hücumda yıldız olan ve de o anda point guarda olan Mrsic' e rakibin zayıf oyuncusunu tutma görevi verdi.Sonra Price da kenara geline yine rakibin zayıf hücumu olan point guardını Mrsiç aldı ve iyi 2 numarasını da Ömer Onan.Güzel coaching. Bunu Beşiktaşta Ergin son zamanlarda hep yapıyor.Beşiktaş baskılı ve sert savunma yaptığından rakibin point guardına baskıyı 2 numara oynayan Sinan Güler yapıyor,rakibin 2 numarasını da 1 numara yani point guard oynayan Dalmau tutuyor.Hapoel maçında da çok güzel işledi bu matc up/eşleşme.
Neyse biz konumuza dönelim.Solomon,Avrupada 1 numara pozisyonunda kendisine rakip gösterilen vatandaşı Hollis Price'ı bi defa kafasında yenmiş ve sahada da yedi bitirdi.İlk yarıda bi şey yapamadı Price.Solomon ondan top kaptı,hücum faul yaptırdı.Kafaya taktı mı yandı gülüm keten helva.Deli bu çocuk ya.Müthiş bir özgüveni var kendine.Son salise basketini de ondan başkası biraz zor atardı zaten.Gerçi basket önce sayıldı.Maç iki sayı Fener'in galibiyetiyle bitti ama sonra Rytas'lıların itirazı ile hakemler o pozisyonu bir daha izlemişler ve geçersiz saymışlar.Basketbol tarihinde ender görülen bir şekilde ellibeş dakika sonra soyunma odasından takımlar çağrılıp uzatma bölümü oynandı.Uzatma sonunda maç 95-91 Fenerin galibiyetiyle bitti.Yani iki sayılık fark dört sayıya çıktı.Daha da iyi olmuş oldu.Rövanş maçında olur a iş averaja kalırsa Rytaslılar bu itirazlarına çok pişman da olabilirler. Kinsey bu maçta çok iyi oynadı.16 sayı attı 7 ribaund aldı.Takıma her geçen gün katkısı artıyor.
Biz gene devam edelim aklımızda kalanların analizine.İlk yarıyı 12 sayı önde bitiren ve farka gideceğini beklediğimiz Fener 2.yarıda durdu.Rakibin ikinci yarıda yani 3.periodda alan savunmasına dönmesiyle,hem bu savunmaya hücum edemedi hem de kötü savunma yaparak kolay sayılar yiyip 8 sayı farkla bu periodu geride bitirdi.Yani 3.perioddaki on dakikalık sürede Fenerbahçe 20 sayı fark yemiş oldu.Bu periodda dikkatimi çeken bir şey oldu.Fener bir süre alan savunmasına çok kötü hücum ettikten sonra,Tanjeviç oyuna Mrsiç'i soktu.Mrsiç girer girmez Rytas alan savunmasını bıraktı.Bu da rakibin Fener' i ne kadar iyi etüd ettiğini gösteriyor.Zaten Allahtan en iyi iki uzunları sakatmış ve kadroda yoktular.Yoksa onların yokluğuyla pota altında zorlanmadığımız bu maçta işimiz çok zor olurdu. Bir de Oğuz Savaş her şeye rağmen kenarda çok oturdu.Onun alçak pivottaki sırtı dönük oyunuyla Bayramoviç'e beş faul aldırılabilirdi.
Neticede Efes'in grubunda iki defa yendiği Litvanya temsilcisi güçlü Rytas'ı Fener'de Top 16' da yenerek Türk basketbolunun yükselişini ve de Avrupanın yükselen bir yıldızı olduğunu bütün dünyaya gösterdi.Bütün dünyaya diyorum.Çünkü birçok bakımdan bu maç bütün dünyanın ilgisini çekmişti ve Çin dahil olmak üzere 7 ülkenin televizyonu tarafından naklen yayınlandı. RİBAUND programındaki Fener yorumunda da söyledim,geçen yazılarımda da yazdım.Bu Fener isterse herkesi yener.Müthiş bir kapasiteye sahip.Oyuncular tek tek ya dünya yıldızı ya da yıldız adayı.Zaten NBA otoritelerinin gözü üç genç uzunumuzun üstünde.Ama onlar Fenerbahçe ile Final Four hatta Eurolig şampiyonlukları yaşamadan bir yere gitmezler sanırım. Ancak Fener'in hedeflerine ulaşması için Tanjeviç'in mutlaka bazı yenilikler yapması ve kafasını biraz değiştirmesi lazım.
Pazar akşamları 20.10-21.10 arasında Meltem TV'de canlı yayınlanan RİBAUND programında izleyenlerin sayısız mail ile beğenilerini ilettiği yorumlarımızı izlemek isteyenler youtube'da arama boşluğuna ahmet dedeoğlu yazıp tıklayınca RİBAUND' un 8.ve 9.programlarının tamamında,Türk basketbolu ve NBA ile ilgili formatı izleyebilirler.
Ahmet Dedeoğlu RİBAUND Programı Editörü \n
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|