Bir müsibet bin nasihatten iyi derler ya, Efes Pilsen’un şu anki durumunu en iyi özetleyen cümle bu olur. Sezon başında tamamen planlanmış bir hareket olmasa da transfer edilen 6 siyahi Amerikalı ve 6 Türk’ten oluşan Efes Pilsen bir türlü istikrarı yakalayamamıştı. Birer birer hepsi çok kariyerli ve yetenekli olsalar da, Amerikalılar’dan bir takım kurmak ne kadar doğru bir karardı, hele oynanan Avrupa basketboluysa! Genelde siyahi Amerikalılar’ın mantığı tamamen profesyonellik üzerine. “Paramı alırım, elimden gelenin en iyisini yaparım sahanın içinde” diyorlar, yani paramın hakkını veririm, gerisine karışmam. Taşın altına elini koymazlar, takım ruhu içinde hareket etmezler, birlik beraberlik yoktur. Önce kendilerini düşünürler, tıpkı son örnekte görüldüğü gibi. Takım Euroleague’in en önemli maçına giderken, onlar kendilerini takımdan soyutladı, tamamen bencil ve korkakça bir davranış sergiledi.
Haber bile vermediler Sabah havalimanına geldiğimizde aklımdan geçmedi değil. “Acaba Amerikalılar gelmezse ne olur” diye düşündüm. Sonra, ihtimal vermedim. Çünkü her türlü güvence ve garanti verilmişti Sırbistan hükümeti tarafından. Vatandaşları Penn ve Gregory de oradaydı, Amerikan konsolosluğunun “Sırbistan’a ziyarette bulunmayın” uyarısına rağmen. Çünkü bu bir ziyaret değil, profesyonel bir işti. Efes Pilsen yöneticisi, menaceri, yarı Amerikalı antrenörü, Sırplar’ın baş düşmanı Arnavut asıllı Ermal’i, diğer oyuncuları, basın mensupları gönül rahatlığıyla gidiyorsa Belgrad’a, senin gitmeme lüksün olmaz, olamaz. Bir gün önceden yüzleşme cesaretini gösterip gelmeyeceklerini söyleseler, belki Efes Pilsen gereken girişimleri yapacak, maçı erteletecekti. Ama korkaklığın üzerine yapılan bu hata, Efes yönetimini de çaresiz bıraktı. Nitekim korkuların yersiz olduğu Belgrad havalimanına iner inmez anlaşıldı. Robocop kılıklı polisler bavulların toplandığı alandan itibaren yakın temas halindeydi Efes kafilesine. 4-5 araçlı güvenlik konvoyunun yanı sıra, yol boyunca güzergahta, abartmıyorum 20’şer metre arayla polisler konuşlandırılmıştı. Otel-salon arasındaki caddeye çıkan tüm arayollar tutulmuş, tüm kavşaklar ve bağlantı yollarındaki trafik kesilmişti Efes Pilsen geçerken. Sırp gazeteciler, “George Bush gelse bundan fazla önlem alınamazdı” diyorlar. İki gün boyunca bütün Belgrad emniyeti seferber olmuştu en ufak bir olay olmaması için. Zaten Sırplar’ın, Efes Pilsen’le bir derdi yoktu. Bırakın saldırıyı, teşebbüste bile bulunmadılar. Maçta da sahaya para bile atılmadı.
Avrupa macerası bitti Sonuçta 4 Amerikalı’nın korkaklığı hem kendilerini, hem de Efes Pilsen’i yaktı. Lacivert-Beyazlılar bu 4 oyuncunun biletini kesecek. Bundan sonra onları transfer etmek isteyen takımlar bir değil, iki kere düşünecek. Belki ULEB Nicholas, Woods, Hutson ve Wright’a kendi organizasyonlarında belli bir süre oynamama cezası verecek. Efes Pilsen’in kalan maçları mevcut kadroyla kazanması ise imkansız. Gerçi bu karakterdeki oyuncularla zaten hedefe ulaşılamazdı. Bir Euroleague macerası her zamankinden erken bitti bu sene ama en azından lig için tekrar tek yumruk olup umutlanmaları yolunda bir nedenleri var.
FANATİK / Gökhan GERMAN  |