|
Perşembe, 06 Mart 2008 09:31 |
Abdi İpekçi aylar sonra ilk defa tıklım tıklım... Taraftar bir gün önce İspanya’da işbaşı yapan Sevil Berberi’nin bu kez de Aris’e parke üzerinde fön çekmesini bekliyor... Coşku büyük, moraller en üst seviyede. Vurup geçmenin, çeyrek finale yürümenin tam sırası...
|
|
Ama Fenerbahçe Ülker sezonun en kötü oyununu bu maça saklamış sanki... Daha önce de Türk takımlarına çok çelme takmış olan Aris, Selanik’teki ilk oyundan çok farklı. Daha dirençli, disiplinli, geriye iyi koşuyor ve Sarı-Lacivertlilere tek bir hızlı hücum şansı vermiyor. Koşamayan, coşamayan Fenerbahçe de sadece 59 sayıda kalıyor.
Evet, son hücumda önce Solomon’a, sonra Ömer Aşık’a iki faul yapıldı ve hakemler bunları kaçırdı... Evet, Fenerbahçe Solomon’un 3/12 şut isabetinde kaldığı, geçen haftanın parlayan isimleri Kinsey ile Preldziç’in sayı üretemediği bir maçı kazanmaya çok yaklaşmıştı. Ama oyunuyla galibiyeti hak ettiğini söylemek mümkün değil.
Sezonun en kritik dönemecinde bu kadar tutuk oynamak, takımın kenardan bu kadar yönü yönetilmesi de kabul edilebilir gibi değil.
Bütün bunlar bu ‘yeni’ takımın henüz üst düzey rekabete hazır olmadığını gösteriyor.
Gençler tecrübe kazanacak, tamam... Ama yılların tecrübeli koçu Tanjeviç de dün oyuncu değişimlerinde çok büyük hatalara düştü. Alan savunmasından çabuk vazgeçti. Pota altını domine eden Semih-Ömer Aşık ikilisini daha çok beraber oynatmalıydı.
Şimdi kalan iki maçtan (dışarıda Lietuvos Rytas ve içeride Tau Ceramica) iki galibiyet çıkarmak gerekiyor. İmkansız değil ama çok zor. Hele grubun en zayıf takımına evinizde yenilmişseniz... STAR / YİĞİTER ULUĞ |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|