Pazartesi, 08 Eylül 2008 19:07  

haber menü
TBL Erkek
TBBL Bayan
TB2L Erkekler
Milli Takımlar
ULEB Euroleague
ULEB Cup
FIBA EuroCup
NBA
Avrupa Ligleri
Alt Yapılar
Arşiv
Haber Paylaşım Servisi
Linkler
Reklam
Video Haberler
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
Armanİ Jeans Mİlano Telekomu Geçtİ
İtalyada Fenerbahçe Ülker FIrtInasI
Alİağa Vestalİ FarklI Devİrdİ
Rİxos Cupta Odessaya TakIldIk
Tehlİkelİ Duygular
BU HAFTA
DE POLU ARARKEN
Ömer ve Semİhte Umut KalmadI
Beko Basketbol Lİgİndekİ Değİşİklİkler
Telekomun Yenİ Transferlerİ BaşarIdan Emİn
Telekomda Tek Hedef Şampİyonluk
KambalanIn KafasI İyİce KarIştI
Efes Armanİyİ Çok Rahat Geçtİ
Fenerden Cİm Boma
Eleme Gurup MaçlarInda Dün Gece
Devlerİn 878. SInavI Belçİka İle

Firefox 2 ile Basketbol Haber Çok Daha Hızlı!

Marka Olmak
Cuma, 14 Mart 2008 10:53
 Marka olmak kolay değildir.Marka olmak için;çok çalışmak gerekir.Zaman gerekir.Sabır gerekir.Öncelikle çevredeki markaların nasıl oluştuğunu incelemek,irdelemek,araştırmak ve o markaları oluşturan şartları,kaynakları sağlamak gerekir.Sonra o şartları ve kaynakları daha da geliştirerek,işleyerek daha kaliteli bir şekilde piyasaya arz etmek gerekir.

Baskethaneye Gider


İşte bu arz-ı endam süresinde artık diğer markalarla rekabet başlamıştır.Bu rekabet ortamında detayları,ince ayrıntıları daha iyi kullanan ve bunları göz ardı etmeyen markalar başarılı olacaktır.Yine bu amansız rekabet ortamında en az hata yapan markalar başarılı olacaktır.

Baktığımız zaman Türk basketbolunda üç büyükler,Ülker markasının da maddi desteğiyle marka olma yolunda bu sene önemli adımlar attılar ve kısa zamanda da oldukça hızlı mesafe katettiler.Ha bu konuda Fenerbahçe geçen sezonun başında bu işe soyundu ve bir adım da önde.Geçen sezon Türkiye ligi şampiyonluğunu ezici bir final üstünlüğü ile kazanmanın yanısıra iki sezondur da Euroligde boy gösteriyor ve markalaşma yolunda hızla ilerliyor.Dedik ya kolay değil.Ancak üç takımımızda da bu yolda gözle görülür bir ilerleme var.
Galatasaray ve Beşiktaş bu hafta Uleb Cup'ta güzel neticeler alarak Nisan ayında Torinoda yapılacak Final Eight'i büyük ölçüde garantilediler bana göre.Ha ben bunu rahatça söyleyebilirim çünkü bu iki takımımızın coach'u veya yöneticisi değilim.Coach'lar tabii ki işi sıkı tutacaklar,gevşekliğe mahal vermeden ikinci maçların son saniyesine kadar tedbiri elden bırakmayacaklardır.
İkinci maçlar dedik de;önce,birinci maçlarda Galatasaray'ın İspanya'nın güçlü Canaria takımını muhteşem bir oyundan sonra 99-74 yani 25 sayı farkla yenmesini ve Beşiktaş'ın da Sırbistanda Kızılyıldız takımı ile berabere kalmasını büyük başarı olarak kabul ederek iki takımımızı da kutlayalım.
Yani maçtan önce Galatasaray'ın bu zor maçı almasını veya bir 10 sayı kadar farkla almasını başarı olarak kabul ederken maçtan sonra,niye 100 olmadı,keşke 30 sayı fark olsaydı vs.gibi sebeplerle nerdeyse buruk sevinç yaşadık.
Tufan'ıyla,Dee Brown'uyla,Hüseyin Beşok'uyla,Cüneyt Erden'iyle,Hite'ıyla tam takım bir Cimbom'un neler yapabileceğini bu maçta bütün Avrupa gördü.Cüneyt başta olmak üzere rakibi üçlük bombardımanına tuttu Cimbom.Önceki maçlarda yapılan hataları da tekrarlamayarak pota altını da çok iyi kullandılar.Owens ve Gaines pota altını dağıttılar.Owens bu maçta gerçek gücünü gösterdi.İçeriye yeterli sayıda pas geçerse ve iç dış dengesi sağlanırsa Galatasaray,Canaria'yı eler ve Final Eight'te Beşiktaş ile Final Four için karşılaşır.
Beşiktaş,Sinan Güler'in rakibin en etkili silahı point guard Omar Cook'a nefes aldırmayacak şekilde ön sahadan itibaren yaptığı baskılı savunmaya bütün takımında katılmasıyla zorlu Kızılyıldız deplasmanından galibiyet gibi bir beraberlikle ayrıldı.Shumbert bu maçın yıldızıydı ve Uleb Cup'ta da haftanın MVP' si seçildi.
Çok büyük bir ihtimalle Galatasaray ve Beşiktaş bu turu geçip Torinoda yapılacak Final Eight'te karşı karşıya gelecekler ve biri Final Four'a kalacak gibi gözüküyor.Ne güzel ve sevindirici bir gelişme Türk basketbolu adına..
İki güzide takımımızı da kutluyorum,başarılarının devamını diliyorum.

Euroligde Fenerbahçe,aynı ilk maçta olduğu gibi yine hakemlerin son anda yanlış kararlarının da etkisiyle Rytas'a 3 sayı farkla 87-84 yenildi.İlk maçta İstanbulda 4 sayı farkla 95-91 yendiği için haftaya İstanbulda,gruptan birinci çıkmayı garantileyen Tau'yu yenerse ikinci takım olarak Final Eight'e kalacak.
Maça fırtına gibi başlayan ve genel olarak muhteşem bir oyun sergileyen Fener'i aslında Tanjeviç'in oyuncu rotasyonundaki yanlış tercihleri durdurdu.
İyi oynayan White kenara alındıktan sonra unutuldu.Son dakikalarda Preldziç'te ısrar edilmeyip White ile değişse bu maçta büyük işler yapan Kinsey ile birlikte White da oyunda olsa skor Fener lehine biterdi kanımca.Daha önce de yazdık,oyunun kritik anlarında tecrübeli oyuncular sahada olmalı diye.Daha önce de bir maçta son anlarda Preldziç'in hataları ile bir maç kaybedilmişti.Bu maçta da en kritik anda kenardan çıkarılan bir topu tutamadı kendi dışarı çıkarken topu rakibe attı,son saniyeler de de dengesiz bir pozisyonda topu kenarda kaybetmek üzere olan bir oyuncuya faul yaparak hem ona yardım etti hem de takımın iki faul atışı sayısı yemesine ve de bir yerde maçın gitmesine neden oldu.Şutları da girmedi.Tanjeviç sanki ondan ve Vidmar'dan,kötü oynayan büyük oyunculardan her an beklenebilen patlamaları bekler gibiydi.Ancak bu yersiz beklenti hem ona hem de takıma şimdiye kadar pahalıya mal oldu.İnşallah bundan sonra böyle bir beklenti içine girmeden adil ve akıllıca süre verir oyuncularına.Özellikle son ve hayati Tau maçında yardımcıları ile beraber kendilerine,biz nerde hata yaptık,sorusunu sorup,artık herkesin bildiği cevabı da verirler.Cevap belli.İyi oynayan oyuncu,o maça hazır olduğunu her hareketiyle belli eden oyuncu oynayacak,iyi oynayacağını ümit ettiği ama bir türlü oynayamayan oyuncu da da fazla ısrar etmeyecek.Oyuncu rotasyonunu çok iyi kullanacak.Vidmar ve Preldziç fanatikliğini bırakacak,Fenerbahçe fanatiği olacak.Uzun rotasyonunda Ömer-Semih-Oğuz ve Rasim dörtlüsünü daha fazla birarada oynatmaya çalışacak.Rakipte can yakan üçlükler atan 4 numara yoksa,uzunlarda öncelikle Ömer Aşık-Semih Erden veya bu ikisinden biri ile Oğuz Savaş'ı beraber mümkün olduğu kadar çok oynatacak.Vidmar'da onun gibi ağır olan Oğuz ile beraber çok az oynayacak.O da Ömer ve Semih ile beraber oynatılacak.Ama kötü oynarsa ısrar etmeden.
Neyse,inşallah Fener haftaya İstanbul,Abdi İpekçi Arenada Tau'yu yener ve Final Eight'e kalır,diyoruz ve tekrar başta yazdığımız marka olayına dönüyoruz.
Fenerbahçe futbol takımı artık Avrupada bir marka oldu.Bir süre önce UEFA başkanı Platini İstanbula gelmiş,Başkan Aziz Yıldırım,yönetim ve Antrenör Zico ile görüşmeler yapmış tesisleri gezmiş maç izlemiş ve gitmişti.
Giderken de Fener hakkında övgü dolu sözler sarfetmişti.O,Fener'in Avrupa'nın yükselen bir yıldızı ve Avrupanın yeni bir markası olacağına inanmıştı.Bu inancını diyalogda olduğu herkese söylüyordu.Bunların arasında tabii ki hakemler de vardı.
Son Sevilla maçında hakemler daha önceleri bu tür gerilimli maçlarda hep Türk takımlarının aleyhine çaldıkları düdükleri çalmadılar.Hatta insiyatiflerini Fenerbahçe lehinde kullandılar.Çünkü onlar da Avrupa'nın bu iki marka takımının maçında Fener'i beğeniyorlardı.Çünkü Fener'i çok beğenen biri daha,Platini de kurmayları ile beraber tribündeydi.
Fenerbahçeli futbolcular da artık marka olduklarına inanmışlar ve iki sene üstüste UEFA kupasını almış rakiplerini hiç gözlerinde büyütmemişlerdi.
Netice,muhteşem bir zafer ve Final Eight..

İşte tek tek oyuncular ve bütün olarak da takım,marka değerini herkese,en başta hakemlere gösterir ve kabul ettirirlerse, hakemler Fenerbahçe'nin son Aris ve Rytas maçlarında Fener aleyhinde çaldıkları veya çalmadıkları düdükleri artık en azından psikolojik olarak çalamazlar.Yine Fenerbahçe veya marka olmuş diğer bir Türk takımı aleyhinde verecekleri kararları bir daha gözden geçirerek en doğru kararı vermeye çalışırlar.
Bunların hepsi olacak.Tek tek oyuncularımız,sonra FB,BJK,GS ve Avrupa kupalarında mücadele eden diğer takımlarımız,özellikle bu hakem hatalarında canı en çok yanan Türk Telekom yakında Avrupada herkesin takdir ettiği ve saygı gösterdiği birer MARKA takım olacaklar.Bu gelişme Milli takımımıza da olumlu yansıyacak ve 2010 itibarile Milli takımımız da bir Dünya markası olacaktır.

Efes'ten fazla bahsetmedim.Çünkü onlar yıllardır Euroligde üst seviyede mücadele eden ve de tanınan bir marka.Başlarında da marka olmuş bir antrenör var.Ancak nedense bu antrenör bir türlü beklentileri karşılayamadı.
Partizan ile yapılan ve gruptan çıkmak için hayati önem taşıyan maçta ne o ne de takım hiç iyi motive olamamış.Motivasyon konusunda en büyük sorumluluk antrenöre düşer.Ancak çok duygusal olan Türk oyuncuları motive etmek,Beşiktaş ve Galatasaray örneklerinde olduğu gibi Türk antrenörler tarafından daha güzel yapılabiliyor.Yabancı antrenörler mesela Tanjeviç ve Blatt bu konuda oldukça zorlanıyorlar.Bu da üzerinde düşünülüp tartışılması gereken bir konu bence.
Blat bu maçta çok hatalar yaptı.Baskılı savunmayı son beş dakikada yaptı 23 sayı fark kapandı.Sormazlar mı adama;daha önceleri nerelerdeydiniz,diye.Yazık oldu.Bu savunmayı daha önce uygulamaya koysaydı Efes bu maçı kazanıp gruptan çıkma ümidini son maça taşıyabilirdi.
Artık bundan sonra onlar da,aynı Telekom gibi bütün güçleri ile lige asılacaklardır.
Hayırlısı olsun..

Not:Pazar akşamları saat 20.10-21.10 arasında Meltem TV'de yayınlanan RİBAUND programında bu haftaki konuğum Oyak Renault'un başarılı Head Coach'u Yücel Platin.Oyuncu Menajeri Engin Bayav'da programın daimi yorumcusu olarak stüdyoda olacak.İzleyiciler inşallah yine seviyeli ve akıcı bir yorum ve tartışma programı izleyecekler umuyorum.

Ahmet Dedeoğlu
RİBAUND Programı Editörü
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

 


 

 


YAZICIYA GÖNDER ARKADAŞINA GÖNDER



 
EN GÜNCELLER
  Tüm Kategoriler
Beykoz İTÜ Karşısında Zorlanmadı
Paok Charles Gainesi Gündemine Aldı
Hedefimiz 3de 3
İtalyada Fenerbahçe Ülker Fırtınası
A Milli Bayanlar Bosnaya Hazırlanıyor
12 Dev Adam Fransayı Konuk Edecek
Fenerbahçe Ülker İçin Çok Kötü Haber
Hido:Namağlup Bitirmek İstiyoruz
Armani Jeans Milano Telekomu Geçti
Tehlikeli Duygular
Tehlikeli Duygular
Rixos Cupta Odessaya Takıldık
Aliağa Vestali Farklı Devirdi
Uyum Sorunu Dönemini Atlattık
Gurubu Lider Olarak Tamamlayacağız
KÖŞE YAZILARI
arrow Tehlikeli Duygular
Uzun zamandır Milli takım ve Tanjeviç hakkında yazı yazmıyordum.Çünkü zaten yazılacak her şeyi yazmış,bütün içtenliğimizle gözlemlerimizi onca yazımızda dile getirmiştik.En son ABD ve Litvanya maçlarından sonra yazdığım " Yine aynı senaryo!.." başlıklı yazımda da bugünleri kendi gözlemimle yorumlamıştım. DEVAM...
arrow DE POL'U ARARKEN

 Tanjeviç; İtalya milli takımı ile şampiyon olduğu vakit 3 numara pozisyonun da, daha önce nerdeyse hiç milli olmamış 2,02 boyundaki Alessandro De Pol ile rakiplerine fark yaratmıştı ve bu oyuncu üzerinde devamlı bilindik baskısını kurarak ona hep:

DEVAM...
BASKETBOL VIDEO


   Anasayfa arrow Avrupa Kupaları arrow ULEB Cup arrow Marka Olmak
0.1019

Ziyaretçi Sayısı: Bugün : 6996 | Bu ay : 75590 | Toplam : 9301606
İletişim: info@basketbolhaber.com