|
Pazar, 13 Nisan 2008 10:59 |
Ahh!... ki, ne Ahhh!... O ilk periyottaki performansımız olmasa, tahminleri alt üst edip, finale kalmak işten değildi. Çünkü Galatasaray, son 3 periyottaki akıllı oyunu ile bu maçı alabilirdi. Zaten ikinci periyot berabere, son iki periyot da, tek sayı farkla bizim lehimize bitti. Ne yazık ki, ilk periyotun son 6 dakikasında, gösterdiğimiz kötü performans, bize finali kaybettirdi.
|
|
Oysa, İspanyol gazeteciler maçtan önce, Galatasaray’a 30-40 fark atmaktan bahsediyordu. Çünkü Beşiktaş maçındaki oyunu “baz” alıyolardı. Oysa, güzel oyundan ziyade, maç kazanma taktiğine yönelen, Murat Özyer Hoca, Kartal’ı akıllı taktiklerle vurmuştu. Dün de Joventut’u, son 3 periyotta adeta uyuttu! Başarılı taktiklerle oyunu yavaşlatarak, oyunun temposunu belirledi. Galatasaray bu periyotların hakimi idi. O ilk periyot olmasa, gülen taraf biz olacaktık. Finale doğru uçacaktık.
Savunmayı bile hücumda yapabilen Joventut, Galatasaray’ın oyunu yavaşlatıp, rakibi adeta uyutan taktiğine ayak uydurunca, 10 farkla biten ilk yarı skoru ikilere kadar düştü. Bunda, her iki boyalı alanı iyi kullanan, ribauntları ve basketleri ile rakibin kaçmasını önleyen, ameliyatlı ve idmansız Hüseyin Beşok’un rolü büyüktü. Bu maçta, en başarılı isim kesinlikle, Robert Hite idi. İspanyol savunmasını mükemmel hücum ederek, delik deşik eden Hite’e, biraz Gaines ve Owens de ayak uydursa, bu maçı almak kolay olacaktı.
Maç sonu istatistiklerinde, ortaya çıkan 22 top kaybımız, aslında kaderimizi belirleyen en etken istatistik idi. Hakikaten, Aslan’ımıza yazık oldu. Hakkımız “Az kalsın, final”di. AKŞAM / AVNİ BAŞOĞLU |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|