Hatta bu yazıyı, kitabımın bir tanesinde kullanmıştım. Yazının başlığı; “Biz o-lim-pi-yat ya-pa-ma-yız” İçeriğinin ana sözü: “Neden mi? İki çok önemli eksiğimiz var. Bir tesislerimiz yok, iki olimpiyat ruhumuz yok! “Rahmetli Sinan Erdem ile Yeşilyurt Spor Kulübü'nde buluşup sohbet etmiştik. Bana muhalefetimden dolayı oldukça kızgındı! Öylesine idealistti ki, kafasındaki Olimpiyat tesisleri ve ruhu mutlaka Türkiye'de olacaktı! Ben üzmemek için, Sadece Türkiye Olimpiyat yapamaz, en önemlisi tesislerimiz yok ve yapılamaz diyebilmiştim! Sinan Ağabey ise bana tesislerin projelerini göstermişti! Konuşmamızın üstünden yıllar geçti, Sinan Ağabey rahmetlik oldu. Ben ortada bitmiş bir tesis göremiyorum ya siz! Rüzgarda yelken basan Olimpiyat Stadı var! Dimi! Bize kırkbeş dakika mesafede bulunan Yunanistan, kaç tane Dünya Şampiyonası organize etti, üstüne üstlük düzenledikleri Olimpiyatla tarihe geçtiler. Bu yetmezmiş gibi Arap saçı olan şehir düzeni Olimpiyatlar nedeniyle tertemiz oldu. Bizim meşhur “Abdi İpekçi Salonu” ile Atina'nın Pire bölgesinde ki, “Dostluk ve Barış Salonu” temelleri aynı günlerde atıldı. Bir sene sonra Pire'de salon açılışı görkemli bir şekilde yapılırken İpekçi'nin açılışı temel atma töreninden tam 12 yazı ile on iki sene sonra oldu! Şimdi çok önemli bir sınav kapımıza dayandı! 2001 Avrupa Şampiyonası'nda tesis kazanırız diye düşünüyorduk! Ama olmadı! Eldeki eski ve portatif salonlarla işi kotardık! Hem de iyi organizasyon nedeniyle övgü aldık! “Oldu mu? Oldu dedik ya! Oysa her büyük organizasyon o ülkeye tesis kazandırır! Bu hep böyle olur!” Şimdi 2010 Dünya Şampiyonası yaklaşıyor. Ülkemiz için büyük bir referans! Sakın bana “Türkiye'de milyar dolarların döndüğü bir ortamda ideal futbol oynayacak çim saha birkaç tane iken tesisten bahsetmek hayal olur” demeyin! Bu olimpiyatlara ve her türlü büyük organizasyona ışık tutması gereken bir durum. FIBA Müsabakalar Direktörü Lubomir Kotleba ve FIBA 2010 Basketbol Şampiyonası Direktörü Predrag Bogosavljev geçen hafta Türkiye'ye geldi. Antalya, Ankara ve İstanbul'da incelemelerde bulundular. Organizasyonun yapılacağı salonların bulunduğu yerlere çivi bile çakılmadığını gördüler! Sadece Antalya'da Belediye Başkanı Menderes Türel “Salonun 10 bin kişilik olacağını ve 100. Yıl Spor Kompleksinin içinde bulunduğunu, finansman dahil ve en kısa zamanda temelin atılarak salonun kısa sürede biteceğini” söylemiş. Ankara'da Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay “Tesisleri yetiştireceğiz” demiş! Ancak; Ankara ve İstanbul salonları her türlü bilinmezliğini sürdürüyor! Benden söylemesi “AB için bu kadar uğraş verirken, Olimpiyat sporlarının bir çoğunun yapılmadığı bir ülkede olimpiyat ruhu vardır” diyemeyiz! “Hele mayıs ayının ilk haftasına kadar salonların bulunduğu arazilere kazmayı vurmazsak ülke ve federasyon olarak çok zorda kalabiliriz! Rezil olabiliriz!” Organizasyonu elimizden almazlar! Alamazlar! Çünkü hemen devreye sokulacak (B) planı ile eldeki eski salonları parlatarak dünyayı ağırlamaya çalışacağız! Olur mu olur! Ve yine bir fırsat avuçlarımızın arasından kaçacak! YENİ ŞAFAK / İSMET BADEM |