Türk gencinin, Türk geleceğinin basketbola yatkınlığından bahseder. Niye yıllar geçiyor da, NBA’de 10’a yakın Fransız, 10’a yakın Sırp, yakında 10 olacak sayıda İspanyol varken, bizi halen ve sadece Memo ile Hido orada temsil ediyoruz diye sorgular, araştırır ve dert yanardı. “Neden” deri kendimiz yıldızlarımızı yaratmıyoruz? İşte o gün bugünlerdir. Sonunda hayallerine ortak buldu. Daha doğrusu ortaklar. Bu insanlar sizin, benim tanıdığım isimler değildi. Bunlara Murat’ı yıllarca televizyonda izleyen, mesajları doğru alan ve ona ekran kanalıyla olsa da güvenen velilerdi. Birkaç tanesini tanıdım, ama sizin tanıma ihtimaliniz hiç yok. Yine de bildiklerimi burada kaleme alayım. Şinasi Parlak, Ümit Özalp, Hakan Arıkan, Ali Köse. Evet veliler arasında tanıdığınız bir isim de var. Ferhat Oktay. Oğlu Alp 2001 doğumlu ve Baskent 34’üm mini junior takımında oynuyor. Bu kadar insanı, hem de basketboldan bihaber insanı ikna etmek, onlardan söz almak, onları basketbol sevdalısı yapmak kolay değil. 70 milyon insana basketbolu sevdirmiş birisinden söz ettiğimizi unutuyorum bazen. Murat iyi bir mühendistir, ancak basketbol sevgisi her şeyin önüne geçmiştir. . O da pek anlatmaz. Paşabahçe ihracatta, Setur turizm de ve özellikle de Reebok günleri çok geride kaldı. Murat ceket kravat sevmez. İçi dışı birdir. Düşündüğünü söyler, politik değildir. Gerçi bu alanda yaşı ilerledikçe, gelişme de var diyebilirim. Kısacası iyi bir yönetici olacak kaftan değildir. İş üretir. Sonuca gider, çünkü hep büyük hedefler, çok büyük hayali hedeflerle yola çıkar. Hepsini yakalamayabilir, ama ne kadar yaklaşabilmişse o kadar akıllarda kalacak işler çıkartır. Biliyorum ki, Murat’ın hayali Baskent 34’ün Junior League şampiyonu olmak, veya benzer başarılara imza atmak değil. Çok sevdiği ve takdir ettiği Emre ve Engin Atsür kardeşler gibi gençler yetiştirmekle de sınırlı değil. Treviso neyse, Badalona neyse, Bahçeşehir ve yöresini o hale getirmek. Tam bir basketbol kenti yapmak. NBA’in bir ayağının orada olmasını sağlamak. Bu sebepten de Baskent (Basketbol Kentinin kısaltılmışı) ismini seçmiştir diye düşünüyordum. Sonra da IQ’sunun ne olduğunu hatırladım. Ne bir sponsor, ne bir tesis, ne de bir kulüp binası. Kendisinin ve velilerin ellerini ceplerine atmasıyla ayakta duran bir kulüp. “Omlet yapacaksan yumurta kıracaksın” sözleri Murat’ın liste başı sözleri arasında yer alır. Bu sebepten her hangi bir antrenör ile yola çıkmadı. Türkiye’de junior ve küçük takımlar dendiğinde akla ilk gelen isim ile yola çıktı. Leyla hanımın maaşı, beklentileri ve isteklerini sponsor, tesis ve kulüp binası olmadan karşılamak kolay diye düşünenler yanılıyor. Ama Baskent velileri bunu başardı. En azından şimdilik. Yıldız ve Genç takımına da sıra geldiğinde, orası için de yumurta kırmaya şimdiden hazırlanıyordur sevgili Başkan. Bu sebepten de Baskent ismine takıldım kaldım. “Bas” basketbolun bir parçası. Peki acaba diyorum “Kent” sadece şehir anlamını değil de, mesela Kent Şekerleri anlamına da geliyor olabilir mi? Murat Başkan şimdiden böyle bir şeyi düşünmüş olarak, Kent firmasına bir davetiye veya mesaj yolluyor olabilir mi? Sponsorluk konusunda spor ve gençlerle aktif olan Kent için böyle bir fırsat kaçırılır mı? Ne bileyim, kafamdan geçenleri, kalemim sadece kağıda döküyor. Ama NBA Başkanı David Stern’ün NTV’de Murat ile yaptığı tarihi söyleşide ona söylediği gibi, “You know, you are good. You are very good”. Benim bildiğim Murat yaptıracağı salonu bile düşünmüştür Bas Kent Şekerleri Aydan Siyavuş Spor Tesisleri. Mesela diyorum. Çok kısa bir süre sonra, çok ama çok önemli sponsorların devreye gireceğine inandığım Baskent 34+ Türkiye’nin gündemine oturacaktır. Son olarak çocukları ile, basketbolcu olan veliler eğil, spor ve basketbola gönül ve emek veren, Baskent’i omuzlayan veli dostlarımı sevgi ile kucaklıyorum. www.baskent34.com / İSMET BADEM
|