Serinin kaderi, El Amin-Solomon, performansına göre değişebiliyor. El Amin’i, ilk 2 periyotta, fena savunmayan Fenerbahçe, maçı böylece daha rahat götürürken, onu savunan Solomon’ın 3 faul alıp, kenara çıkması, Fenerbahçe’ye darbe vurdu. |
Oysa El Amin de, oyundan alınmıştı. Ancak El Amin’in yokluğunda, Telekom koçu Ercüment Sunter, Dudley’i mükemmel kullandı. Nedense, Fenerbahçe bu Dudley’i de bir türlü savunamıyor. Bileği mükemmel bir oyuncu. Boş bırakmak, çılgınlık!.. Yakın savunmalardan bile pek etkilenmiyor. Yükselip kolayca atıyor.
Oysa, dün yüksek posta yakın bölgelerden, şuta her yükseldiğinde dikkat ettim; bir buçuk metre çapında bir alanda yakınında tek oyuncu yok...
Nasıl olabilir? Eli bu kadar düzgün bir oyuncuya, nasıl yakın savunma yapılmaz. Hal böyle olunca da, yükselip-yükselip basket yazdı. Son iki periyotta Fenerbahçe Solomon’dan pek faydalanamadı. Performansı hiç de iyi değildi.
Hele hele o kritik, son 3 dakikaya girilirken, bu büyük oyuncunun 5 faulle çıkması, Fenerbahçelileri sanırım çok korkuttu.
Ancak, 38 yaşındaki Mrsiç, hücum setlerinde topu çok iyi kullanırken, uzatma dakikalarındaki taktik faulleri de Fenerbahçe’yi ihya etti.
Mirsad ve Ömer kahramanlar olarak ortaya çıktı. Maçın en iyi oyuncuları bile denebilirdi. Ancak, maç Fenerbahçe açısından gitti-gidiyor derken, biri var ki; maçı çevirdi.
Kinsey mucizesi, bitime 2 dakika kala, gerçekleşti. Fenerbahçe 71-66 geride iken ve 6 dakikada sadece 2 sayı atabilmişken, bu berbat performansa, Kinsey son verdi. İki smaç ve bir serbest atıştarn 5 üst üste sayıyı Telekom potasına indirmek, maçın kırılma noktası oldu. Ömer, Mirsad, Mrsiç... Hepsi adeta kamçı yemiş gibi oldu!
Kendilerine geldiler. Kendileri gibi oynamaya başladılar.
Bu maçın baş kahramanı bu yüzden bence, Kinsey’dir. Yalnız, çarşamba gününün bir garantisi yok! Telekom, gittikçe çok zor takım oldu. Fenerbahçe, El Amin ve Dudley’i iyi savunamıyor. Rakibe çok hücum ribaundu veriyor. Bunlardan dolayı da, zaman zaman kötü sinyaller veriyor. Bu hataları, kendi seyircisi önünde yapmaz gibi gelse de, bu seride, hiçbir şeyin garantisi yok! AKŞAM / AVNİ BAŞOĞLU |