|
Pazartesi, 02 Haziran 2008 09:41 |
Uzatmaya kalan maçta F.Bahçe bu kez sonu iyi getirdi. 5 faullü Solomon’un olmadığı son 3 dakikaya 5 sayı geride giren sarı-lacivertli ekipte Kinsey galibiyeti getirdi, durum 3-1 oldu
|
|
FİNAL öncesi Telekom’un en büyük güvencesi maç sonu oynama becerisiydi. Öyle ya ilk iki turda bunu göstermişlerdi. Bir önceki maçı da 12-0 bitirdiler. Dün de bitime 3 dakika kala 71-66 öndeyken herhalde seriyi 2-2’ye getirdiğine inanmıştı Telekom. Üstelik takımın lokomotifi, sürükleyicisi, son topların kesin adresi Solomon da 5 faulle kenardayken her şey Telekom lehineydi.
KINSEY SAHNEYE ÇIKTI
ANCAK buraları oynamayı bilmek kadar önemli olan bir nokta daha var, oynayabilmek. Daha doğrusu el ve ayakların beynin komutlarını çabuk uygulayabilmesi. Sahada daha diri olan F.Bahçe Ülker’di. Ve her ne kadar takım dağınık hücum etse de oyuna damga vurmaya kararlı bir isim tüm bu senaryoyu değiştiriverdi. Son 2 ayda çok formda olmasına karşın o son bölüme kadar nedense çok az oynatılan Kinsey sahneye çıktı ve bütün el yakan topları kullandı. Önce bir smaç, ardından El-Amin’den top çalıp bir smaç daha. Bir sonraki hücumda yine savunmanın üzerine giderek faul yaptırdı. İlkini atıp ikinciyi kaçırsa da ribaundu da aldı Kinsey. Tek başına Telekom’un bütün avantajını sildi attı. Son topa 73-73 beraberlikle girilirken eğer Mrsiç 9 metreden saçma bir şut atmasa ve Kinsey’e topu verse belki uzatmaya bile gerek olmayacaktı. Ancak uzatmada da Mirsad’la birlikte 3 dakikada 8 sayılık bir fark yaratan Kinsey maçı ve muhtemelen de şampiyonluğu kopardı. F.Bahçe Ülker’in halen iyi bir organizasyonu, belli bir rotasyonu yok yazık ki. Preldziç buraları hiç oynayamazken Kinsey oturuyor. Mirsad uzun süre oturduğu için girer girmez ne gelirse atmaya kalkıyor. Ancak bir süre oyunda kalırsa yatışıp tecrübesi ile oyunu değiştiren kimliğine bürünüyor. Dudley ikinci çeyrekte aynı şutu 9 kere üst üste atıyor, tek bir önlem alınmıyor.
TEKNİK-TAKTİK BİR YANA
BİR de normal sürenin son hücumu var. Son top için mola aldı sarı-lacivertliler. Herhalde o molada 20 saniye top sektirip 9 metreden şut atmayı planlamamışlardır. Ama öyle oynadılar. Yine de kadro derinliği böyle kıran kırana oynanan maçlar ve serilerde taşıyor F.Bahçe Ülker’i. Elbette bir de içlerinde yanan ateş meselesi var ki bunu stratejiyle, teknik-taktikle alakası yok. Maçın yıldızı Ömer Onan’ın uzatmanın bitimine 1 dakika kala farkı 7’ye çıkaran basket faulünden sonra Mirsad ve Mrsiç’le sarılarak oluşturduğu tabloyu gördünüz mü? Yılların oyuncusu üçü de. Sayısız başarı görmüş geçirmişler. Daha şampiyon bile olmadılar belki. Ama o basket sonrası faul atış çizgisinde yüzlerindeki o istek ve azim F.Bahçe’yi esas besleyen, diri kalmasını, o bir ekstra gayreti göstermesini sağlayan esas enerji oradan geliyor. Ve bunu öğretemezsiniz. Bu ancak yaşanır. F.Bahçeliler’de bol miktarda var. VATAN / KAAN KURAL |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|