Pazartesi, 01 Aralık 2008 20:56  

haber menü
TBL Erkek
TBBL Bayan
TB2L Erkekler
Milli Takımlar
ULEB Euroleague
ULEB Cup
FIBA EuroCup
NBA
Avrupa Ligleri
Alt Yapılar
Arşiv
Haber Paylaşım Servisi
Linkler
Reklam
Video Haberler
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
Hoşgeldİn Gİrİcek...
Bornova Mağlubİyetle TanIştI
Efes Clİff Hammonds İle AnlaştI
HattI Fener Kestİ
Kanarya Telekoma Yenİlgİyİ TattIrdI
BU HAFTA
Müthİş Takas
TB2Lde Günün SonuçlarI
Beko Basketbol Lİgİnde 8. Hafta
Kambalaya Bak
Quİnton Hosley KaldIğI Yerden Devam Ettİ
Predrag Drobnjak Efes Pİlsende
Avrupa Maç ProgramImIz (25,26,27 KasIm)
Fenerbahçe Ülker Roma DeplasmanInda
Beşİktaş Haftalar Sonra KazandI
ŞİFRELİ YAZI

Efes Pilsen İle Şampiyonluk Yaşamak İstiyorum
Salı, 07 Ekim 2008 21:28
 Efes Pilsen’in yeni transferlerinden Michalis Kakiouzis basketbol hayatını, oyunculuğunu ve Efes Pilsen’deki hedeflerini anlattı.

Baskethaneye Gider


- Avrupa’da başka takımlardan da cazip teklifler almana rağmen Efes Pilsen’i tercih ettin...
Efes Pilsen bir Euroleague takımı. En önemlisi de koç Ergin Ataman ile daha önce Montepaschi Siena takımında çalışmıştım. Onu tanıdığım ve güvendiğim için Efes Pilsen’i tercih ettim. Bunların yanında Efes Pilsen mücadele ettiği her kulvarda zirveye oynayan bir takım. Benim için en önemli şey de şampiyonluklara oynayan bir takımda forma giymektir.

- Efes Pilsen’den teklif gelince daha önce ülkemizde forma giyen Rentzias ile konuştun mu?
Konuştum. Kendisine İstanbul’un nasıl bir şehir olduğunu sordum. Aslında onunla konuşmaya çokta ihtiyacım yoktu çünkü Efes Pilsen’deki birçok oyuncuyu daha önceden tanıyorum. Vujaniç, Kasun ve Smith çok iyi tanıdığım oyuncular.

- Yunan halkında hala Türkler’e karşı olumsuz bir ön yargı var mı?
Geçmişte belki Türk ve Yunan halkları arasında bazı tartışmalar yaşanmış olabilir ama bunlar çok eski yıllarda kaldı. Benim yaşımdaki insanlar için artık bunların hiçbir önemi yok. Türkler hakkında benim en ufak bir ön yargım yok. Buraya geldiğimde çok misafirperver bir şekilde karşılandım. Kimse bana Yunan demedi, herkes bana çok ilgi gösterdi ve bir basketbolcu olarak yaklaştı. Ben gerek Yunanistan Milli Takımı ile, gerekse oynadığım kulüpler ile İstanbul’a defalarca geldim. Türkler’den hiçbir şekilde en ufak bir olumsuz tavır görmedim. Eminim Yunan halkı da böyle düşünüyordur. Çünkü biliyorsunuz, Yunanistan Ligi’nde de Türk oyuncular vardı. Ben esasen hiçbir ülkenin vatandaşının Yunanistan’da bu tür bir olumsuz yaşadığını sanmıyorum.

- Yaklaşık iki aydır Efes Pilsen ile birliktesin. Takımı yeterince tanıdın. Türkiye’deki ve Euroleague’deki diğer ekipleri de biliyorsun. Yeni sezonda Efes Pilsen’in hedefleri nedir?
Ben Yunanistan’da, İtalya’da ve İspanya’da oynadım. Oralarda ’Türk basketbolu’ dendiği zaman insanların aklına ilk olarak Efes Pilsen geliyor. Çünkü Efes Pilsen’in basketbol kültürü ve her sene şampiyonluğa oynayan bir karakteri var. Bu yüzden de Efes Pilsen’in hedefi; Türkiye’de lig şampiyonluğunu ve Türkiye Kupası’nı kazanmak, Euroleague’de Final Four oynamak olmalıdır. Final Four’un altındaki bir dereceyi başarı saymıyorum çünkü biz çok iyi bir takımız. Türk basketbolunu uzun zamandır takip ediyorum. 2-3 yıldır çok güçlendi. Eskiden şampiyonluğa oynayan 1-2 tane takım varken şimdi bu sayı çoğaldı.

- Oynadığınız maçları sonradan izleyip özeleştiri yapıyor musun? Kakiousiz nasıl bir oyuncudur?
Her maçtan sonra seyrediyorum kendimi... Böylelikle iyi ya da kötü yönlerimi görüyorum. "Kakiouzis nasıl bir oyuncudur?" sorusuna gelince... Ben hiçbir zaman "Kakiouzis iyi bir oyuncudur" demem. Her zaman kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Bir maçta yaptığım hatayı tekrarlamamak için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Ama tabii farklı mağlup olduğumuz veya çok kötü oynadığım maçları seyredince kendime çok kızıyorum, çıldırıyorum.

- Skor olarak baktığımızda bazı maçlarda 20, bazı maçlarda da 4 sayı atan bir Kakiouzis var... Bunun sebebi nedir?
Benim felsefem; her şeyden önce takımıma faydalı olmaktır. Geçmişime bakarsanız 30 sayı attığım maçlar olduğunu da görürsünüz. Bir pota altı oyuncusu olduğum için öncelikli hedefim savunmada takımıma faydalı olmaktır. 30 sayı attığım bir maçı takımım kaybediyorsa o performansımın benim için hiçbir anlamı yok. Ama ben 5 sayı atıp, yanında da 12 ribaund alayım ve o ribaundlar da sayıyla sonuçlansın, o zaman kendimi sayı atmış kadar mutlu hissederim. Önemli olan takımıma defansif anlamda katkıda bulunmak. Ben her zaman sahaya 30 sayı atmak için değil takımımın kazanması için dua ederek çıkarım. Her oyuncunun saha içinde görevleri farklıdır. Kendimde başarılı bulduğum özelliğim de; pota altında savaşarak ribaund almak ve takımımı sayı yemekten kurtarmaktır.
- Maçlardan önce yaptığın bir uğur var mı?
Uğurum forma numaramdır. 15 numaranın bana uğur getirdiğine inanırım.

- Antrenman-kamp-maç üçgeninde geçen bir hayat... Zaman zaman sıkılıp, "Yeter artık! Evime gitmek istiyorum" dediğin anlar oldu mu hiç?
Hiç böyle düşünmedim. Böyle düşündüğüm an basketolu bırakırım zaten. Ben antrenman ve maçlardan arta kalan zamanlarımı da basketbol ile değerlendiririm. Genç takımlardan tutun NBA’e kadar her türlü basketbol maçını izlerim.

- 2009 Avrupa Basketbol Şampiyonası elemelerinde sürpriz sonuçlar alındı. Fransa ve İtalya baraj maçlarına kalırken, İngiltere ve Makedonya grup birincisi olarak finallere kaldı. Avrupa basketbolunda neler oluyor?

Bir devir kapanıp yeni bir devir mi açılıyor?
Avrupa basketbolunda değişen çok şey var. Gün geçtikçe güçleniyor ve NBA seviyesine daha çok yaklaşıyor. Fransa ve İtalya’nın bu duruma düşmeleri tabiiki sürpriz ama benim düşünceme göre, İngiltere ve Makedonya gibi yeni ülkelerin ortaya çıkması Avrupa basketbolunun gelişmesi açısından iyi bir şey.

 

- Basketbolda fiziksel güç her geçen daha fazla önem kazanıyor, özel yetenekler ikinci plana düşüyor. Bu sence iyi bir şey mi? Yani, basketbol güzelleşiyor mu, çirkinleşiyor mu?
Bence basketbolda gördüğünüz her değişiklik, yenilik basketbolun ilerlemesi için bir etkendir. Bütün oyuncular fiziksel güçlerini artırmaya gayret ediyor. Bu da basketbolu geliştiren bir şey. Çünkü fiziksel gücünü geliştiren oyuncu daha atletik ve seri oluyor.

- Rus ve Yunan kulüplerinin basketbola yaptıkları yatırımları artırmaları transfer ücretlerine tavan yaptırdı. Bazı Euroleague kulüpleri NBA’den gelen bazı oyunculara yılda 7 milyon dolar gibi rakamlar ödemeye başladılar. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun? Gidişat iyi mi, kötü mü?
Transfer ücretlerinin yükselmesi oyuncular için iyi bir şey tabiiki! Ama ben bir oyuncuya bu kadar çok para verilir mi, tereddüt içindeyim. İyi oyuncular mutlaka iyi parayı hak ediyorlardır, fakat siz isterseniz 100 milyon dolara oyuncu getirin, takım olamadıktan sonra başarıyı yakalayamazsınız. Bu sene Pekin Olimpiyatları’nda Amerika Milli Takımı çok rahat bir şekilde şampiyon oldu. Bunun da sebebi bir takım gibi oynamalarıydı. Dream Team gerçekten ilk defa bir takım oldu.

- Söylemek istediğin başka bir şey?...
Efes Pilsen ile şampiyonluk yaşamak istiyorum…

 

efesbasket.org

 

 

 

 


YAZICIYA GÖNDER ARKADAŞINA GÖNDER



 
EN GÜNCELLER
  Tüm Kategoriler
Telekomun 158. Avrupa Sınavı
Dalaman AŞ Pamukkale Ünide Keyifler Yerinde
Efes Cliff Hammonds İle Anlaştı
BBBLde 4. Haftanın Ardından
TBB2Lde 4. Haftanın Ardından
Beko Basketbol Liginde 8. Haftanın Ardından
TB2Lde 7. Haftanın Ardından
Efes Partizan Maçı İçin Sırbistana Gitti
Çıkışı Sürdürmek İstiyoruz
Lakers Toronto Karşısında Rahattı
Roketler Denvera Takıldı
Chicago Deplasmanda 76ersı Devirdi
Portland Aldridge İle
Acısını Yunanlılardan Çıkaracağız
New Jersey Hız Kesmiyor
KÖŞE YAZILARI
arrow ŞİFRELİ YAZI
 Bu yıl basketbol için değişik bir yıl olacak. Basketbol severler; yıllar önce Euro Leage maçlarında Cine 5’in Süper Spor’u ile kısa bir tecrübe yaşadığı şifreyle tam anlamı ile tanışmış oldular. Kişisel fikrim ülke basketbolumuzun henüz şifre olayına hazır olmadığı yönünde. DEVAM...
   Anasayfa arrow TBL Ligleri arrow Erkekler 1. Ligi arrow Efes Pilsen İle Şampiyonluk Yaşamak İstiyorum
0.1584

Ziyaretçi Sayısı: Bugün : 13179 | Bu ay : 13179 | Toplam : 10293290
İletişim: info@basketbolhaber.com