|
Pazar, 12 Ekim 2008 09:06 |
GEÇEN sezon sonunda Khalid El-Amin’in Ukrayna’ya gidişi Telekom için gerçekten önemli bir travma olmuştu. Takımın lideri, kritik anların büyük oyuncusunu kaybetti Başkent temsilcisi. |
|
Benzer travma F.Bahçe Ülker’de Willie Solomon’un NBA’de Toronto Raptors yolunu tutmasıyla yaşandı. Geçen sezonun finalinde en el yakan topları karşılıklı kullanmıştı bu ikili. Telekom ve F.Bahçe Ülker gibi iki kaliteli takım karşı karşıya gelince bütün faktörler birbirini sadeleştirince galibiyet ve mağlubiyeti ayıran çizgi o son 2-3 topa iniyor. Geçen yıl bunu görmüştük.
PEKİ bu yıl? Cumhurbaşkanlığı Kupası en çok merak edilen bu soruya bir nebze olsun ışık tutmayı başardı. Roderick Blakney dün 32 yaşın ve geniş Avrupa kariyerinin tecrübesini sürekli olarak “ne zaman ne yapacağını çok iyi bilerek” gösterdi. İlk üç çeyrek sadece hücumun başlatıcısı, doğru pası vermeye çalışan, savunmada mücadele eden isimdi. Takımın bir parçası olmaya çalıştı. Zaten 9 dakika oyundaydı ilk 30 dakikada. Ne zaman ki son çeyrekte oyun sıkıştı, her şey zorlaştı. Hücumda sahne aldı. Önce kendi kendine yarattığı 7-0’lık bir seriyle 1 sayı gerideki takımını 6 sayı öne taşıdı, sonunda ise en kritik hücumda eli hiç titremeden çemberi buldu. 14 sayısının 10’unu son çeyrekte attı ABD’li oyun kurucu. Maç boyunca sadece 6 şut kullandı. Hepsinde isabet buldu. Tüm son çeyreği oynadı. Maçı kazandıracak farkı yarattı. Bekir’in müthiş cesur iki üçlüğü, Lang ve Dudley’nin insanüstü çabayla aldıkları 11 hücum ribaundu sayesinde, Serkan’ın düşük yüzdesine karşın takımı sürükleyen 20 sayısıyla getirdiği maçı kazandıracak o küçük ama önemli farkı yarattı.
GREEN ALDI, GREEN VERDİ
ÖTE yandan Marques Green de genele bakınca çok iyi bir maç çıkardı ilk büyük sınavında. 5/6 üçlük attı. Hele bir tanesi de son bölümde neredeyse 10 metreden geldi ve son bir şans verdi sarı-lacivertlilere. 21 sayıyla maçın en skoreriydi. Ancak en kritik topta, 10 metrelik mucize üçlükle kendi yarattığı şansı çarçur ediverdi. Fark 3’e inmişti ve son 10 saniyede bir kez daha sorumluluğu ele aldı Green, ancak... Kaçırması değil mesele. Solomon da El-Amin de hatta Michael Jordan da kaçırabilir. Sorun, Green’in o son topu üçlük yerine ikilik olarak kullanması. Atsa bile ne umuyordu acaba? Fark 1’e inince son 5-6 saniyede yapılacak bir taktik faul bile çok fazla şans vermeyecekti ki sarı-lacivertlilere. En kritik topu kaçırması değil, kötü tercihi yapması asıl problem. Green, Solomon veya El-Amin değil. O, atan değil attıran. Hep öyleydi. Sarı-lacivertliler çok iyi ama yenilenmiş bir takım. Görev dağılımı bitmiş değil. O son topları oynayacak yeni Solomon’u belirlemek gerek. Ve o kişi Green olmamalı... VATAN / KAAN KURAL |
 |
YAZICIYA GÖNDER |
|
ARKADAŞINA GÖNDER |
|
|
|
|