Milli takımımız son maçını Slovenia’ya kaybetsede, görevini yapmış bulunmaktadır. He Slovenia’ya yı tabiki kazanmasını isterdik, fakat herkes kabul ederki bu takım yenilmez değil (dream team) değil. Çok iyi organize olan, mücadele gücü yüksek ve de en önemli özelliği defans olan takımımız gönül isterdiki 2.grubuda firesiz geçsin ama maalesf bir nazar boncuğu ile grup etaplarını geçmiş bulunmaktayız.
Şimdiki rakibimiz ezeli rakibimiz Yunanistan. İyimi oldu kötü mü oldu gibi söylemler heryerde dolaşıyo Engin Atsür o son saniye üçlüğünü atsaydı, bugün Hırvatistan’la onu da geçince Rusya-Sırbistan galibiyle oynamak kulağa daha hoş gelebilir. Yalnız şunu unutmayalım hiçbir maç ağızla veya masa üstünde kazanılmıyo. Evet Yunanistanı elediğimiz takdirde tek nağmağlup Fransa ile (Avrupa şampiyonasında 2 kere yendiğimiz) İspanya(daha çok taze geçen günlerde yenmiştik) eşleşicez,isim olarak ağır gözüken bu iki takımıda yendiğimiz ve çok da uzun zamanların geçmediğini görmekteyiz.
Asıl sorun diğer turdaki rakiplerimizden ziyade şimdiki rakibimiz olan Yunanistanı düşünmek bizim açımızdan daha yararlı olacaktır.(maç sonrası birçok oyuncumuzun hayalkırıklığı yaşamış olması düşündürücü; esas kötü olan nokta Slovenia’ya kaybettiğimiz değil Yunanistan’ı eledikten sonra karşılaşacağımız rakipler olan Fransa ve İspanya. Daha önümüzdeki Yuanistan’ı elemen oyuncularımızın Fransa İspanya galibi ile eşleşmekten memnun olmayışı ?)
Hep bizim açımızdan bakıyoruz Yunanistan bizimle karşılaşmaktan memnunmudur.
Ya da Fransa ispanya galibi bizimle eşleşmekten mumnunmudurlar.
Şunu söylemek gerekirse biz her maçımızı sonuna kadar götüreceğimiz heme elemelrde gördük hem bu şampiyonada, bize karşı hiçbir rakip farkı alarak maçı tamalayacağını düşünmesi bizlerde düşünmeyelim fark ne olursa olsun bu takımın en önemli avantajı iyi yardımlaşması ve çok çok iyi savunma yapması.
Yunanistan’a kısaca bakarsak turnuvaya beklentilerin üzerinde başladılar ilk turu kayıpsız geçtiler. 2. tur grubunda ise tek galibiyet alarak ayrıca son 2 maçınıda kaybetmiş bir şekilde karşımıza çıkacaklarını belirtmeliyim.(hafif de olsa dağılmış şekildeler)
Yuanistan’ın en öemli oyuncuları kimler desek herkesin aklına 2 oyuncu gelir.
Bunlar; avrupa’nın en yüksek ücret alan oyuncularında Papaloukas ve ahtapaot lakaplı Diamantidis bu 2 oyuncu Yunanistan’ın %50’sini oluşturuyo. İşte bu önemli 2 oyuncusu bu turnuvada yok, bu tabiki bizim açımızdan olumlu bir nokta ama Yunanistan’da bizim gibi takım oyununa ağırlık veren bir ekip olduğu için belli bir sistem içinde yollarına devam edebiliyolar, isimler kim olursa olsun. Fakat bu 2 önemli oyuncunun farklarını işte tam bu sıralar yani maçların zorluk derecesi arttıkça daha fazla hissedecekler ki grubun son 2 maçını kaybederek göstermeye başladılar bu olumlu bir sinyal.
İki takıma baktığımız anda bizim oyuncularımızın daha kaliteli ve çok daha istekli olduğunu açıkça görüyoruz, buradaki diğer önemli faktörde Yunanistan koçu Kazlauskas ve bizim koç Tanjevic arasında geçecektir.(tecrübeler eşit, başarılar?)
Koç Tanjevic turnuva öncesi hepimizi hayalkırıklığına uğratan seçimler, tercihler yapsada Avrupa şampiyonasında o da farklı yönetiyo takımızı bunu söylelememiz gerekiyo, son maçtaki son saniye seçimi eğer kendisine ait ise orası ciddi bir eksi oyunda hiçbir şekilde olmayan buz gibi olan bir oyuncumuz olan Engin’in şut tercihi inanılmaz yanlış bir tercih.
Umarım o şut bizim turnuvadaki kaderimizi belirlemez.
Ve son olarak Yunanistan maçından alnımızın akıyla çıkacağımıza laf da değil bir çok veri sayesinde inanıyorum.
Kilit noktamız uzunlarımız olacak uzunlarımız iyi oynadığı hiçbir maçı kaybetmiyoruz, uzunlarımızın defansta agresif – hüzumda etkili olan bir milli takımızı Yunanistan kesinlikle yenemeyecektir.
(Maç sonunda iyi ki Yunanistan rakibiz olmuş Hırvatistan olmamış diyen büyük bir kesimin olacağını düşünüyorum.)
KİLİT=UZUNLARIMIZ+İSTEK=YARI FİNAL


















