Eylül ayında düzenlenecek Avrupa Şampiyonası için aday kadro açıklanmıştı ancak final ateşi henüz sönmemişti ve her şey gölgede kaldı. Şimdi sakin kafayla tercihlere bir göz atmalı… NBA’de mükemmel bir sezon geçiren Mehmet Okur, final serisinde Fenerbahçe pota altını felç eden Kaya Peker yine yok. Cenk’in olmaması bizlerde, bu kez sezon içindeki performanslara bakıldı izlenimi uyandırsa da, meğer genç oyuncu aslında çağrılmış; ‘B Milli Takım’da oynamam’ kaprisi yaptığı için kadroda yer almamış. Sakatlığı nedeniyle bu yıl hiç oynamayan Engin Atsür kadroya girerken, çok iyi sezon geçiren, Soner ve Tutku gözden kaçmış!
Aslında normal, 2010’a… Aaa; sadece 1 yıl var!
Neyse, kadroya baktığımızda hakettikleri halde çağrılmayan birçok yıldıza rağmen yine de elimizde mükemmel bir ekip var. Semih, Oğuz, Ömer Aşık, Kerem, Ersan gibi uzunlar, Ömer Onan, Sinan gibi takıma enerji getirecek kısalar, Kerem ve Ender gibi hazır guardlarımız, gerçek bir NBA yıldızı olan Hidayet ile birlikte gerekeni yaparlar.
Peki Tanjevic ne durumda, ne kadar formda. Efes, Fenerbahçe Ülker’i yenerken, Ergin Ataman’ın, Bogdan Tanjevic’i ‘ezdiğini’ unutmayalım. Kadro olarak daha iyi olan Fenerbahçe, Efes’e boyun eğerken, Ataman’ın taktikleri karşısında çaresiz kalan bir Tanjeviç izledik. Acaba bir Türk coach, 2-0 öne geçtiği seride 3 tanesi kendi sahasında ve 15 bin taraftarının önünde olmak üzere, rakibine 4 kez boyun eğseydi neler söylenirdi.
Ergin Ataman’ın sezon boyunca uyguladığı 4 kısalı sisteme karşı, bir kez olsun alan savunmasını denemeyip, kendi takımını da kısaltan, böylece en büyük kozu olan pota altını kullanamayan, savunma uzmanı Ömer Onan’ı kenarda unutup, Thornton’a 28 sayı attırarak 15 sayı önde olduğu maçı rakibe sunan, 4. maçta Mrsiç’i yanına hapsedip, en kritik 5 dakikada sadece serbest atıştan tek sayı bulan, son maçta 4 numarada oynayan Shumpert’ı tutmak için uzunlarını dışarıya çıkaran, ancak Ergin Ataman oyun içinde taktiğini değiştirip ABD’liyi hiç kullanmadan, sürekli ikili oyunlarla uzunlarını pota dibinde topla buluşturduğunda, inanılmaz panik yapan, 6. maçın son 3 dakikasında öne geçmeyi de başardığında, sahadaki tek uzunu Semih’i de çıkarıp 5 kısayla sahada kalan, art arda iki hücum ribaundu verip sezonu noktalayan, 2 sezon önce play-off final serisinde ortalama 27 dakika oynayan Oğuz’u 6 maçın toplamında 42 dakika sahada tutan, bütün maçlara prensi Vidmar ile başlayıp ilk çeyrekleri 10-15 sayı geride kapayan Tanjevic, sizce Polonya’da ne kadar doğru, ne kadar yanlış yapacak? Yine ‘çılgın rotasyon’ uğruna, herkes maç öncesi belli olan dakikalarını mı oynayacak, yoksa iyi olan mı sahada kalacak?
Masa mı değerli Efesliler mi!
Final serisindeki rezaletin faturası da açıklandı; Fenerbahçe sadece 5 maç ceza aldı. Yani bir maç önce masaya tekme atan Rasim’e 6, Efes coachuna, oyuncusuna tekma atanlara 5! Aslında tekma atanlar da almadı o cezayı, normal sezon maçlarında tribüne gelen 100-200 kadar gerçek basketbolsever vardı Fenerbahçeli, sadece onlar cezalandırıldı. Aslında verilecek karar ibreti alemlik olmalıydı. O zaman kimsenin aklında, ‘herhangi bir takımın taraftarı 5 maçlık fikstüre bakıp sahaya girerse ne olacak?’ sorusu kalmazdı!
Kaynak : MİLİYET / ÜMİT AVCI


















