Öncelikle şunu söylemeliyiz ki harika bir sezonun ardından harika bir final izledik (daha doğrusu finaller) bunda tabiki milli basketbolcumuz Hedo’nun finallerde ter dökmesi ayrı bir heyecandı, ama maalesef bu heyecan bir şampiyonluğa dönüşmedi.
Belkide en önemli etkende kesinlikle ve kesinlikle tecrübe oldu bu final serisinin kısa bir cümle olarak anımsatırsak. Nedenleri her maçta görüldü, örnek olarak Cavs koçu M.Brown’ın aksine kurt hoca P.J serinin neredeyse hiçbir maçında D.Howard’ı rahat bırakmadı bir analiz nasıl yapılır onu tüm meslektaşlarına ve dünyaya gösterdi. Her maç faul problemine girsede Lakers uzunları, bir şekilde D.Howard’ıda etkisiz bırakabiliyolardı, bu da serinin en önemli noktasıydı kuşkusuz Howard’ı oyuna sokmamak Lakers’ın en önemli stratejilerinde biriydi.
Serinin başka öne çıkan verilerine bakarsak Magic koçu Gundy’nin guard seçimi maça normal olarak Alston’la başlıyor ve daha sonra finallere gelene kadar hep ikinci guard olan Johnson’la başlamayıp sezon içinde sakalatlanıp yaklaşık 4 aydır sakat olan J.Nelson’u ikinci guarda yerleştirdi hem de final serisinde. Seriye baktığımızda Magic açısında koçun yaptığı en büyük hatalarda biriydi bu. Ne gerek vardı ki kurulmuş takır takır işleyen bir görüntü çizen Magic’in rotasyonda oynamak hem de müthiş performansla finale kadar gelmiş bir takımdan bahsediyoruz, ama ne yazık ki koç Nelson isminin altında kalmıştır bu kararıyla ve belkide bir şampiyonluğa neden oldu bu seçimi ki Nelson da bizleri haklı çıkartan performanslar segiledi seri boyunca hele ki serinin 4. maçında fisher’ın attığı üçlüğü seyirci vari izlemesi tam bir skandaldı. Bazı insanlara bunlar basit gelebilir ama o üçlük olamasa seri 2-2 5. maçta Orlando’daydı her şey tam tersine değişebilirdi ama işte koçun seçtiği seçim tam bir felaketti ne denilmeli başka.
Şampiyonluğun önemli faktörlerinde biri de tartışmasız Kobe bryant’tı. Serinin her maçında azgın boğa gibi hırslıydı sanki ilk kez şampiyonluk maçına çıkmış gibi inanılmaz efor sarfediyodu, ama serinin her dakikasında gerçekten takdire şayan bir özellik bu, diğer tarafta genç yaşına rağmen finallere çıkmış Howard’a bakıyoruz Kobe’nin gözündeki ışığın 4/1‘i bile yok desek yeridir.Bunlar ince ama ufak detaylar olmasına rağmen bir oyuncunun her şeyi kazanmış olmasına rağmen ne kadar aç olduğunu gösterirken bir diğer değişle kişinin karakterini ve vizyonunu gösteriyo.
Magic cephesinde ise pes etmeyen ender kişilerden biri de Hidayet Türkoğlu’ydu. Serinin tamamına yakınında ağırlığını kariyerinde böyle bir performans olamamışcasına etkili, lider ve en önemlisi takımın en güvenilir oyuncusu olduğunu herkese gösterdi.
Açıkçası bir Türk olarak Hedo bizi çok gurulandırdı diyecek bir kelime yok basketbol tarihizmin en üst 2-3 olayından birine imza attı diyebilirim müthişti.
Ama şunu da söylemeden geçemicem seride bazı ufak detaylardan bahsetmiştim 2 tane önemli noktadan daha söz etmek gerekirse;
1.’si Lamaar Odom her girdiği dakikada katkı, enerji verdi takımına ayrıca can yakıcı üçlüklerele Magic çok zorladı içerde dışarıda eşleme problemi yaratan en ömeli oyuncuydu belkide Odom.
2. nokta ise serinin son iki maçında devreye girdi T.Ariza eski bir Orlando’lu olan Ariza seri boyunca Hedo’yu tutmakla görevliydi, seri boyunca görevini yapamayan isimlerin başında geliyodu ki son 2 maçta öyle işler yaptı ki takımının maçın kırılma anlarında özellikle altını çiziyorum son 2 maçta sayı olarak da katkı vermesi hem Hedo’yu zorladı hem de Magic’in beklemediği yerden vurarak adeta Nakavt’a iten bir diğer önemli noktaydı.
Sonuç olarak Lakers hakettiği bir şampiyonluk aldı, Orlando’da beklentilerin üzerine çıkmıştır bu sezon, İki takımında geldiği noktadan memnun olduğunu düşünüyorum her ne kadar şampiyon olmasada Magic başarılı ve beklentilerin üzerinde bir seneyi kapatmıştır.
Ama tarih pek tabi ki tarih şampiyonları yazıyo!



















Doğru bir tespit. Lakers koçu Phil Jackson ile Cleveland koçu Mike Brown arasındaki fark…
Herkes Kobe’nin en iyi olduğunu gördü.
Kardeşim yazını okudum çok doğru tespitler ayrıca site yeni görünüm gayet hoş.